Bir Azınlık Hakkı Olarak Genel Kurulun Toplantıya Çağrılması

1.     Anonim Şirketlerde Genel Kurul

Tüzel kişiler, faaliyetlerini organları vasıtasıyla yerine getirirler.  Anonim şirketleri hak ve borç sahibi yapan iki organ mevcuttur. Bu organlar, bir karar organı şeklinde çalışan genel kurul ile şirketin idaresi ve temsiliyle görevli olan yönetim kuruludur.

Genel kurul, oy hakkına sahip tüm paydaşlardan meydana gelir.[1] Pay sahipleri, genel kurul vasıtasıyla şirkete ilişkin haklarını kullanabilmektedir. Başka bir deyişle genel kurul şirketin en yüksek karar organıdır.[2] Genel kurulda, pay sahipleri veya temsilcileri, usulüne uygun olarak yapılmış bir çağrı üzerine toplanırlar. Bu toplantılarda belirli bir gündem görüşülüp karara bağlanmaktadır.

 

2.     Genel Kurulu Toplantıya Çağırmaya Yetkili Olanlar

2.1.                 Yönetim Kurulu

Türk Ticaret Kanunu’nun[3] 410/1. Maddesine göre, “Genel kurul, süresi dolmuş olsa bile yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabilir”.[4] Bu noktada yönetim kurulunun, kurulun seçimine ilişkin bir konuda kesinleşmiş bir mahkeme kararı neticesinde geçersiz hale gelmiş olma ihtimali üzerinde durulmaktadır.[5] Böyle bir durumda yönetim kurulunun genel kurulu toplantıya çağırıp çağıramayacağı tartışmalıdır.

Narbay’a göre[6], yönetim kurulu üyelerinin seçimi hakkındaki genel kurul kararı yok, batıl veya kesinleşmiş iptal kararıyla geçersiz hale gelmişse ve yönetim kurulu üyeleri henüz ticaret siciline tescil edilmemişse, yönetim kurulunun genel kurulu toplantıya çağırma yetkisi bulunmamaktadır. Böyle bir çağrıda bulunulursa, çağrı yok hükmünde olmalıdır. Ancak yönetim kurulu üyelerinin seçimi hakkındaki genel kurul kararı yok, batıl veya kesinleşmiş iptal kararıyla geçersiz hale gelmişse ve seçilen üyeler ticaret siciline tescil edilmişse, yönetim kurulunun genel kurulu toplantıya çağırma yetkisi bulunduğu kabul edilmelidir.

 Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin ilgili kararına göre[7] ise genel kurul toplantısında alınan eski yönetimin azli ve yönetim seçimi kararlarının iptalinden sonra, yetkisiz yönetim kurulunun genel kurula yapacağı toplantı çağrısı yok hükmündedir. Böyle bir genel kurul toplantısının ve toplantıda alınan kararların hukuken varlık kazanamayacağı açıktır.

 2.2.                 Bir Pay Sahibi

Türk Ticaret Kanunu’nun 410/2. Maddesine göre, “Yönetim kurulunun devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkân bulunmaması veya yönetim kurulunun mevcut olmaması durumlarında mahkemenin izniyle tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir. Mahkemenin kararı kesindir.”

Kanunda tek pay sahibinin hangi koşullarda genel kurulu toplantıya çağırma yetkisine sahip olacağı belirtilmiş ancak bu yetkinin nasıl kullanılacağı düzenlenmemiştir. Bu yetki de aynen azınlığın genel kurulu toplantıya çağırma yetkisi gibi mahkeme aracılığıyla kullanılacağına göre, bu konuda Türk Ticaret Kanunu m. 412’den kıyasen faydalanılabilmesi mümkündür.[8]

2.3.                 Tasfiye Memurları

Ortaklık iflastan başka bir nedenle tasfiye halindeyse ve tasfiye memurları seçilmişse, görevleriyle ilgili konular ile ilgili olmak şartıyla tasfiye memurları genel kurulu toplantıya çağırabilir.[9] Türk Ticaret Kanunu’nun 533/2. Maddesi gereğince tasfiye halindeki anonim şirket organlarının yetkileri tasfiye amacıyla sınırlanmaktadır. Bunun dışındaki durumlarda yetki yine yönetim kurulundadır.[10]

2.4.                 İflas İdaresi

Anonim ortaklığın iflas hükümlerine göre tasfiyesi durumunda, İcra İflas Kanunu’nun 226. Maddesine göre müflis ortaklığın kanuni mümessili iflâs idaresi olmalıdır.[11] Bu durumda genel kurul davetini yapma yetkisi de iflâs idaresinde olmalıdır. Ancak bu halde de yönetim kurulu, şirketin iflas idaresi tarafından temsil edilmediği durumlarda genel kurulu toplantıya çağırma yetkisini korumaktadır.[12]

2.5.                 Kayyım

Yönetim kurulu, kurul üyelerinin istifa etmesi, ehliyetsiz hale gelmesi, ölümü ve benzeri nedenlerle organsız kalmış olabilir. Bu durumda, azınlığın talebi üzerine mahkeme tarafından bir kayyım atanır ve genel kurulu toplantıya çağırma yetkisi kayyıma ait olur. Bunun yanında, kanunun açık hükmü gereğince[13], yönetim kurulunun görev süresinin dolmuş olması durumunda mahkeme tarafından kayyım atanmasına gerek yoktur.[14]

2.6.                 Azınlık

 Bir sonraki bölümde, azınlık pay sahiplerinin genel kurulun toplantıya çağrılmasını talep etme hakkı ayrıntılı olarak işlenmektedir.

 

3.     Azınlığın Genel Kurulun Toplantıya Çağrılmasını Talep Hakkı

3.1.                 Azınlık Kavramı

 Anonim şirketler hukukunda esas olarak çoğunluk ilkesi geçerlidir.[15] Ancak anonim şirketlerde azınlık pay sahiplerinin haklarının korunması ve çoğunluğun tahakkümüne engel olunması[16] amacıyla, kanunda belirtilen sermaye oranına sahip pay sahiplerine birtakım haklar tanınmaktadır. Azınlık, Türk Ticaret Kanunu’nun 411. Maddesine göre, “sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde ise sermayenin en az yirmide birini oluşturan pay sahipleridir”.

Azınlık kavramı Türk Ticaret Kanunu m. 411’de “Azlık” başlığı altında düzenlenmektedir. Kanunda “azlık” sözcüğü kullanımının tercih edilmiş olması terminolojik bir tartışmaya neden olmuştur. Doktrinde bir kısım yazarlar “azlık” sözcüğünü tercih ederken, bir kısım yazarlar “azınlık” sözcüğünü kullanmaktadır.

Moroğlu’na göre[17], maddenin kenar başlığındaki “Azlık” sözcüğü yanlıştır. Türkçe sözlüklerde de böyle bir sözcük yoktur. Doğrusu “Azınlık”tır.

Bahtiyar’a göre[18], m. 411’de “azlık” sözcüğü kullanılmışsa da “azlık” anlamlı bir kavram değildir. Bu nedenle yerine “azınlık” sözcüğünün kullanılması daha uygun olacaktır. Azınlık sözcüğü kamu hukuku anlamında ayrı bir anlama sahip olsa da Ticaret Hukukunda bu sözcüğün yalnızca azınlık olarak değil “azınlık pay sahipleri” ya da “azınlık ortaklar” şeklinde kullanılması, kamu hukuku anlamında “azınlık” kavramıyla karıştırılmasının önüne geçecektir.

Ulusoy’a göre[19], azlık teriminin zıt anlamlısı “çokluk” tur. Ancak Türk Ticaret Kanunu’nda “azlık” kelimesinin zıt anlamlısı olarak “çokluk” değil, “çoğunluk” sözcüğü kullanılmaktadır. “Çoğunluk” sözcüğünün zıt anlamlısıysa “azlık” değil “azınlık” tır. Bu sebeple “azınlık” kavramının kullanılması daha doğru olmaktadır.

Kanaatimizce, Kanun’da “çoğunluk” olarak ifade edilmiş olan kavramın karşıt anlamını “azınlık” kelimesi karşılamaktadır. Nitekim Türk Dil Kurumu Sözlüğünde[20] de “azınlık” ifadesi “çoğunluk karşıtı” olarak tanımlanmaktadır. Bu sebeple “azınlık” kelimesinin terminolojik anlamda söz konusu kavramı daha iyi karşıladığını düşünerek, bu çalışmada “azınlık” kelimesini kullanmayı tercih etmekteyiz.

3.2.                 Azınlığın Sahip Olduğu Haklar

 Daha önce de bahsetmiş olduğumuz üzere, anonim şirketlerdeki temel ilkelerden biri çoğunluk ilkesidir. Bu ilkeye göre çoğunluk iradesi önem kazanmakta ve şirketin yönetiminde bu irade etkin olmaktadır. Bu noktada, azınlığa verilen haklarla, çoğunluk ile azınlık arasındaki denge unsurunun oluşturulmasının, azınlığın çoğunluğun tahakkümü tehlikesine karşı korunmasının ve azınlığın kabul edilebilir ölçüde yönetimde söz sahibi olmasının sağlanmasının amaçlandığı söylenebilir.[21]

Doktrinde bazı yazarlar[22] azınlık haklarını, olumlu azınlık hakları ve olumsuz azınlık hakları olarak iki grupta değerlendirmektedir.

Olumsuz azınlık haklarında, azınlık pay sahipleri olumsuz oy kullanmak suretiyle çoğunluğun karar almasının önüne geçmektedir.[23] TTK m. 559’da düzenlenen azınlığın kuruluş ve sermaye artırımında sulh ve ibranın onaylanmasına engel olabilmesi bu duruma örnektir.

Olumlu azınlık haklarında ise azınlık pay sahiplerinin, çoğunluğa karşın, kanun tarafından yetkilendirildikleri bazı durumlarda somut bir talepte bulunmaları söz konusudur.[24] Türk Ticaret Kanunu tarafından azınlık pay sahiplerine tanınmış olumlu nitelikteki azınlık hakları şu şekilde sıralanabilir:

  • “Genel kurulun toplantıya çağrılmasını ve gündeme madde eklenmesini talep hakkı” (TTK m. 411, 412),
  • “Finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konularla ilgili toplantıların ertelenmesini talep hakkı” (TTK m. 420),
  • “Özel denetçi atanmasını isteme hakkı” (TTK m. 439),
  • “Nama yazılı pay senedi bastırılıp pay sahiplerine dağıtılmasını talep etme hakkı” (TTK m. 486)
  • “Haklı sebeplerin varlığında şirketin feshini isteme hakkı” (TTK m. 531)

3.3.                 Azınlığın Genel Kurulun Toplantıya Çağrılması Talebinin Koşulları

Azınlığın genel kurulun toplantıya çağrılmasını talep edebilmesi için bazı koşulların gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Bu koşullar, talebin azınlık pay sahipleri tarafından yapılması ve talebin usulüne uygun olarak yapılmasıdır.

Genel kurulun toplantıya çağrılmasının azınlık pay sahipleri tarafından talep edilmesi, Türk Ticaret Kanunu m. 411’de açıkça belirtilmiş olduğu üzere, talebin “Sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri” tarafından yapılabilmesi durumudur.

 Söz konusu hükümde yalnızca pay sahibinin belirli bir oranda sermayeye sahip olması aranmaktadır. Bu nedenle pay sahibi tarafından sermaye borcunun ödenmiş ya da ödenmemiş olması azınlık pay sahiplerine tanınmış hakların kullanılması açısından önem teşkil etmemektedir.[25]

Azınlık haklarının kullanılabilmesi için gereken orana tek bir pay sahibinin sahip olması şart değildir. Birden fazla pay sahibinin söz konusu şartı birlikte sağlaması mümkündür. Ancak birden fazla pay sahibi bir araya geldiğinde, ilgili talep bu pay sahipleri tarafından birlikte yapılmalıdır.[26] Nitekim Yargıtay’a göre de “…Azınlığa tanınan çağrı olanağının ön koşulu, bu ortakların birlikte hareket etmeleridir. Ortakların birbirlerinden habersiz ya da bağlantısız olarak ayrı ayrı istemde bulunmaları halinde yasada öngörülen bu zorunlu koşulun gerçekleştiğinden söz edilemez.”[27]

Türk Ticaret Kanunu’nun 411. Maddesine göre, “Esas sözleşmeyle, çağrı hakkı daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabilir”. Bu hüküm gereğince, esas sözleşmede genel kurulun toplantıya çağrılmasını talep hakkı için gereken pay oranı azınlık lehine olacak şekilde düzenlenebilmektedir.

Azınlığın genel kurulun toplantıya çağrılması talebinde bulunabilmesi için bazı usul şartları öngörülmektedir. Öncelikle, azınlık genel kurulu bizzat toplantıya çağıramamaktadır. Genel kurulu toplantıya çağırmaya yetkili organ yönetim kurulu olduğundan azınlık pay sahipleri, Türk Ticaret Kanunu m. 411/1’e göre, “…yönetim kurulundan yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, genel kurulu toplantıya çağırmasını veya genel kurul zaten toplanacak ise karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilir.”

TTK m. 411’deki düzenlemeye göre, çağrı ve gündeme madde konulması talepleri noter vasıtasıyla yapılmalıdır. Bu zorunluluk ilgili maddenin gerekçesinde şu şekilde açıklanmaktadır[28]:

Uygulamada çağrı için yönetim kuruluna başvurulup başvurulmadığı ve başvuru tarihi sorun yaratmakta, bu konu da mahkemenin izni yönünden sorun doğurmaktadır. Çünkü mahkemenin izin verebilmesi için yönetim kuruluna başvuru yolunun tüketilmiş olması gerekir. Ayrıca yönetim kurulunun cevap vermekte gecikmiş olması da mahkemenin izni bakımından önem taşır. Bu sebeple, Tasarıda çağrı ve gündeme madde konulması talebinin noter aracılığıyla yapılması zorunluluğu getirilmiştir.”

Maddede belirtilen şekil bir geçerlilik şartı olup, riayet edilmemesi durumunda talep yapılmamış sayılacaktır. Azınlık pay sahiplerinin genel kurulun toplantıya çağrılmasına ilişkin talebinde, karara bağlanmasını istedikleri gündem maddeleri ve bu maddelerin görüşülmesini gerektiren sebepler de yer almalıdır.[29]

Azınlığın talebi bu iki şartı sağlasa dahi yönetim kurulu talebi kabul etme veya reddetme konusunda takdir yetkisine sahiptir. Ancak yönetim kurulunun bu takdir yetkisini açıkça kötüye kullanması veya azınlığın talebini keyfi olarak reddetmesi durumunda, TTK m.553 uyarınca yönetim kurulunun sorumluluğu gündeme gelebilmektedir.[30]

 Türk Ticaret Kanunu gereğince yönetim kurulunun yedi iş günü içinde azınlığa talebinin kabul edilip edilmediğini bildirmesi gerekmektedir. Azınlık pay sahiplerinin talebine yedi iş günü içinde hiç cevap verilmezse, talep reddedilmiş sayılır ve azınlık TTK m. 412 gereği mahkemeye başvurma hakkına sahip olur. Bu durum azınlık pay sahiplerinin talebinin yedi iş günü içinde açıkça reddedilmesi halinde de geçerlidir.

TTK m. 412’de yer alan yedi günlük sürenin ne zaman başlayacağı kanunda açıkça düzenlenmese de Yılmaz’a göre[31] işin niteliği gereği talebin yönetim kuruluna ulaşmasıyla başlayacağı kabul edilmelidir.

3.4.                 Çağrı Talebinin Yönetim Kurulu Tarafından Kabulü

Türk Ticaret Kanunu’nun 411/4. Maddesi gereğince, “Yönetim kurulu çağrıyı kabul ettiği takdirde, genel kurul en geç kırk beş gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağrılır.”

Ulusoy’a göre[32], işin doğası gereği, kırk beş günlük sürenin başlangıcı yönetim kurulu tarafından azınlık pay sahiplerinin talebinin kabul edildiğine yönelik kararın alınma tarihi olmalıdır.

Türk Ticaret Kanunu m. 414 gereğince genel kurulun toplanması için yapılan çağrı, “…ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılır”. Doktrindeki bir görüşe göre[33]  bu iki haftalık ilan süresi dikkate alındığında, yönetim kurulunun çağrı ilanını en geç 30’uncu günde yapmak zorunda olduğu ifade edilmektedir. Dolayısıyla çağrı ilanının yapılması için gerekli süre kalmaması durumunda da çağrı yetkisinin azınlığa geçme durumu söz konusu olmaktadır.

Çağrı talebinin yönetim kurulu tarafından kabulü üzerine genel kurul toplantısının kırk beş günlük kesin süre içinde yapılmaması veya yapılamaması durumlarında çağrı yetkisi azınlık pay sahiplerine geçmektedir. Azınlık pay sahiplerinin bu yetkiyi bizzat kullanmaları için mahkeme kararına ihtiyaçları bulunmamaktadır.

Azınlık pay sahiplerinin genel kurulu toplantıya çağırma yetkisini nasıl kullanacağı hususunda doktrinde bazı tartışmalar mevcuttur. Kendigelen’e göre[34], mahkeme tarafından verilmiş bir yetkilendirme kararına dayalı olmaksızın yapılacak çağrının, diğer pay sahiplerinin ve özellikle de bakanlık temsilcisinin nezdinde dikkate alınmama riski mevcuttur.

Çamoğlu’na göre[35], söz konusu çağrı yetkisi yasadan kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla sürecin ispatı niteliğindeki belgelerin talebe eklenmesi bakanlık temsilcisi için yeterli olmalıdır. Diğer pay sahiplerinin bu husustaki tepkisi ise ancak bir nisap sorunu olarak gündeme gelebilir. Bu nisap sorunu da Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükmüne göre[36] göre nisap aranmayan ikinci toplantıda çözüme kavuşturulacaktır.

Doktrinde, çağrı yetkisinin azınlığa geçmesi durumunda yönetim kurulunun genel kurulu toplantıya çağırma yetkisinin devam edip etmediği hususunda görüş birliği bulunmamaktadır.  Ulusoy’a göre[37], kanunun genel kurulun toplantıya çağrılması hususunda azınlığa yetki vermesindeki amaç göz önünde bulundurularak, yönetim kurulu tarafından yapılacak çağrı, “yetkisiz organ” tarafından yapılmış kabul edilmelidir. Buradaki sorun, kanunun azınlığın toplantıya çağırma yetkisini kullanabilmesi için uygun bir süre vermemiş olmasından kaynaklanmaktadır. Ulusoy, genel kurulu toplantıya çağırması için azınlığa belirli bir süre verilmesi, azınlık bu süre içerisinde genel kurulu toplantıya çağırmazsa yetkisinin sona ermesi gerektiği kanaatindedir.[38]

Bunun yanında genel kurulun azınlık tarafından toplantıya çağırılmasının yönetim kuruluna karşı bir girişim olarak algılanabilme tehlikesi bulunmaktadır. Böyle bir durumda azınlık, çağrı sürecinde şirket yönetiminden yardım alamamakta ve şirket kayıtlarına ulaşmakta sorun yaşayabilmektedir.[39] Azınlık, genel kurulu toplantıya çağırabilmek için gerekli bilgi ve belgelere sahip olmadığından, bu bilgi ve belgeleri edinebilmek için yönetim kuruluna başvurmak zorunda kalacak ve netice olarak, büyük ihtimalle olumsuz bir cevap alarak gerekli bilgi ve belgeleri edinemeyecektir.

Nitekim Narbay’a göre[40] de, azınlığın bu daveti yapabilmesi fiilen mümkün olamayacaktır. Narbay, bu sorunun çözülebilmesi için, kanunda azınlığın asliye ticaret mahkemesine müracaat etmesinin öngörülmesi ve azınlığa genel kurul davet prosedürünü mahkeme aracılığıyla yerine getirme yetkisi verilmesi gerektiği kanaatindedir.[41]

Yılmaz’a göre[42], azınlığın genel kurulu toplantıya çağırma yetkisi kanundan kaynaklandığından azınlık pay sahiplerine yardımcı olmak yönetim kurulunun yükümlülüğüdür. Yönetim kurulunun bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde, kurul üyelerinin sorumluluğuna gidilebilmelidir. Ayrıca Türk Medeni Kanunu’nun ilgili hükümlerine göre re’sen kayyım atamaya yetkili olan mahkemeden bu konuda kayyım atanması talep edilebilmelidir.[43]

Kanaatimizce genel kurulu toplantıya çağırmamış olan yönetim kurulunun, bu yetki azınlığa geçtiğine gerekli bilgi ve belgeleri sağlaması uzak bir ihtimaldir. Böyle bir durumda yönetim kurulu, azınlığı kendisine karşı bir faaliyet içinde olarak kabul ederek yardım etmeyi reddedebilir. Bu nedenle, kanun hükmünü pratikte yürütebilmek ve azınlığın haklarını garanti altına alabilmek için azınlığın genel kurulu mahkeme aracılığıyla toplantıya çağırmasının daha verimli bir yöntem olacağı görüşündeyiz.

3.5.                 Çağrı Talebinin Yönetim Kurulu Tarafından Reddi

Türk Ticaret Kanunu m. 412/1‘e göre, “Pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemleri yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde, aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi karar verebilir.”

Bu hüküm gereğince, mahkemeye başvurmaya yetkili olan azınlık “aynı pay sahipleri” olmalı, başka bir ifadeyle noter aracılığıyla yönetim kurulundan çağrı yapılmasını talep etmiş olan pay sahipleri olmalıdır. Ancak talepte bulunanların tamamının başvurması gerekmemektedir. TTK m. 411’de belirtilen azınlık oranını sağlayacak pay sahibinin bulunması yeterlidir.

Mahkemeye yapılan başvuruda, husumet diğer ortaklara değil, anonim şirket tüzel kişiliğine yöneltilmektedir.[44] Yargıtay’ın görüşü[45] de aynı doğrultudadır.

Davada görevli ve yetkili mahkeme TTK m. 412’de açıkça belirtilmiş olduğu üzere “…şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesidir”. Mahkeme, azınlığın başvurusunu zorunluluk olmadıkça dosya üzerinden inceleyerek karara bağlar. Ancak mahkeme, dosyanın içeriği ve somut koşullar gereğince tarafların dinlenmesine gerek görürse duruşma yapılmasına karar verebilmektedir.[46] Mahkeme usule ilişkin şartların varlığını resen inceleyecek, esasa ilişkin incelemesinde sadece yönetim kuruluna yapılan başvuruda belirtilen gerektirici nedenleri dikkate alacak, TTK m.412’nin kendisine verdiği takdir yetkisini kullanarak azınlığın ileri sürdüğü nedenlerin yerindeliğini inceleyecektir.[47]

Yargıtay’a göre, azınlık tarafından açılan bu dava, niteliği gereği çekişmeli yargı kapsamına giren bir eda davasıdır.

“…Ancak, dava olağanüstü genel kurula izin istemiyle TTK’nın 367. maddesi gereğince açılmış bulunan nizalı kazaya dahil bir eda davası niteliğindedir.”[48]

Mahkeme TTK m. 412/1’e göre, “…Toplantıya gerek görürse, gündemi düzenlemek ve kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir kayyım atar. Kararında, kayyımın, görevlerini ve toplantı için gerekli belgeleri hazırlamaya ilişkin yetkilerini gösterir.”

Bu noktada mahkemenin vereceği karar kesindir. Dolayısıyla bu karara karşı istinaf ve temyiz yoluna gidilemeyecektir.

Ancak Yargıtay bir kararına ilişkin karşı oy yazısında[49], TTK m.412’de mahkemenin davayı kabul etmesi halinde kayyım atayacağı ifadesinden hemen sonra mahkeme kararının kesin olduğunun belirtildiği, bu sebeple mahkeme kararının kesin olmasının sadece davanın kabulü hali için düzenlendiği, davada kabul dışında verilen kararların temyiz edilebileceği ifade edilmiştir. Ancak doktrindeki baskın görüşe göre böyle bir ayrım bulunmamakta, tüm kararlar kesinlik taşımaktadır.

Kanaatimizce mahkeme kararlarının kesinliğini yalnızca davanın kabulü hali için geçerli saymak zorlama bir yorum olacaktır. Nitekim açık kanun hükmü gereğince gerek davanın kabulü kararı gerekse kabul dışında verilen kararların kesin nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.  Dolayısıyla söz konusu karşı oy yazısına katılamamaktayız.

Türk Ticaret Kanunu m. 412’ye göre, “…Mahkeme toplantıya gerek görürse, gündemi düzenlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir kayyım atar. Kararında, kayyımın, görevlerini ve toplantı için gerekli belgeleri hazırlamaya ilişkin yetkilerini gösterir.”

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 29.02.2016 tarih ve 2015/7632 esas, 2016/2131 karar sayılı kararına[50] ilişkin karşı oy yazısına göre, kanuni düzenlemede genel kurulu toplantıya çağıranın mahkeme olmayıp azınlık oy sahipleri adına hareket edecek olan kayyım olduğu, toplantı çağrısında bulunmaya yetkili makamın atanan kayyım olduğu ve esasen toplantı gündeminin belirlenmesinin mahkemenin değil kayyımın görevi olduğu ileri sürülmektedir. Buna göre, atanan kayyım, mahkemenin değil azınlık oy sahiplerinin adına görev ifa etmektedir. Bu sebeple mahkeme, kararında kayyımın görev ve yetkilerinin gösterilmesi ile yetinmelidir.

Ancak kanunun azınlığa tanıdığı yetki genel kurulu toplantıya çağırma değil, genel kurulun toplantıya çağrılmasını isteme yetkisidir. Kanaatimizce, kayyımın azınlık pay sahipleri adına görev ifa ettiğinin kabulü isabetli değildir. Ayrıca kayyım, yalnızca görevlendirildiği konuyla sınırlanmış şekilde yerine atandığı organın yetkilerini kullanmaktadır ve bu sebeple mahkemenin talimatıyla bağlıdır. [51]

[1] Ayhan, Çağlar, and Özdamar, Şirketler Hukuku Genel Esaslar., s. 336.

[2] Pulaşlı, “Şirketler Hukuku Genel Esaslar”, s. 320; Ayhan, Çağlar, and Özdamar, Şirketler Hukuku Genel Esaslar., s. 336.

[3] 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu, https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.6102-20130328.pdf (son erişim tarihi: 16.06.2021)

[4] Türk Ticaret Kanunu, Madde 410/1, “Genel kurul, süresi dolmuş olsa bile, yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabilir. Tasfiye memurları da görevleri ile ilgili konular için, genel kurulu toplantıya çağırabilirler.”; Ayhan, Çağlar, and Özdamar, Şirketler Hukuku Genel Esaslar., s. 346.

[5] Dolar, “Anonim Şirketlerde Azınlığın Genel Kurulun Toplantıya Çağrılmasını Talep Hakkı.”, s. 591.

[6] Narbay, “TTK Tasarısında Anonim Ortaklık Genel Kurulunu Toplantıya Davete Yetkili ve Görevli Olanlara İlişkin Hükümlerin Değerlendirilmesi.”, s. 170.

[7] “…dava konusu genel kurulun çağrısını teşkil eden mahkeme kararı bozularak çağrının geçersiz olduğu hükmen saptanmış bulunmasına göre, böyle bir genel kurul toplantısının ve toplantıda alınan kararların hukuken varlık kazanamayacağı gerekmesine göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.” Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2002/8562 K. 2003/1358 T. 20.02.2003, https://legalbank.net/belge/y-11-hd-e-2002-8562-k-2003-1358-t-20-02-2003-yargitay-11-hukuk-dairesi-karari/535761/2002_8562 (son erişim tarihi: 16.06.2021); Narbay., s. 171.

[8] Çamoğlu, “Anonim Ortaklık Genel Kurulunu Toplantıya Kimler Çağırır.”, s. 17.

[9] Türk Ticaret Kanunu, Madde 535/2, “Tasfiye işlerinin gereklerinden olan hususlar hakkında karar vermek üzere genel kurul tasfiye memurları tarafından toplantıya çağrılır.”

[10] Türk Ticaret Kanunu, Madde 533/2, “Tasfiye hâlindeki şirket, pay sahipleriyle olan ilişkileri de dâhil, tasfiye sonuna kadar tüzel kişiliğini korur ve ticaret unvanını tasfiye hâlinde ibaresi eklenmiş olarak kullanır. Bu hâlde organlarının yetkileri tasfiye amacıyla sınırlıdır.”

[11]Masanın kanuni mümessili iflas idaresidir. İdare masanın menfaatlerini gözetmek ve tasfiyeyi yapmakla mükelleftir.”, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 226, https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.3.2004.pdf (son erişim tarihi: 16.06.2021)

[12] Narbay, “TTK Tasarısında Anonim Ortaklık Genel Kurulunu Toplantıya Davete Yetkili ve Görevli Olanlara İlişkin Hükümlerin Değerlendirilmesi.”, s. 180.

[13] Türk Ticaret Kanunu, m. 410/1, “Genel kurul, süresi dolmuş olsa bile, yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabilir.”

[14] Pulaşlı, Şirketler Hukuku Genel Esaslar., s. 332.

[15] Görmez, “HAAO’da TTK’daki Azınlık Haklarının Kullanılması Üzerine Bir İnceleme.”, s. 118.

[16] Ayhan, Çağlar, and Özdamar, Şirketler Hukuku Genel Esaslar., s. 341.

[17] Moroğlu, “Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ile Yürürlük ve Uygulama Kanunu Tasarısı Taslağı, Değerlendirme ve Öneriler”, s. 208.

[18] Bahtiyar, “Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın Dili Ile Bazı Hükümlerinin Değerlendirilmesi.”, s. 50.

[19] Gencer’den naklen, s. 54.

[20] https://sozluk.gov.tr (son erişim tarihi: 16.06.2021)

[21] Özdemir and Tamer, “Kurumsal Yönetim İlkeleri Işığında Anonim Şirketlerde Genel Kurula İlişkin İlkelerin Değerlendirilmesi.”, s. 344.

[22] Bahtiyar, Ortaklıklar Hukuku., s. 307; Ayhan, Çağlar, and Özdamar, Şirketler Hukuku Genel Esaslar., s. 425; Karslıoğlu, Anonim Şirketlerde Genel Kurul., s. 72; Gencer, Anonim Ortaklıklarda Azınlık ve Azınlık Hakları., s. 69; Dolar, “Anonim Şirketlerde Azınlığın Genel Kurulun Toplantıya Çağrılmasını Talep Hakkı.”, s. 588; Altıntaş, “6102 Ticaret Kanunu Çerçevesinde Anonim Şirketlerde Azınlık Hakları.”, s. 16; Sert Canpolat, “Anonim Ortaklıklarda Azınlık Haklarının İncelenmesi.”, s. 161; Görmez, “HAAO’da TTK’daki Azınlık Haklarının Kullanılması Üzerine Bir İnceleme.”, s.118.

[23] Sert Canpolat, “Anonim Ortaklıklarda Azınlık Haklarının İncelenmesi.”, s. 161; Görmez, “HAAO’da TTK’daki Azınlık Haklarının Kullanılması Üzerine Bir İnceleme.”, s. 119; Dolar, “Anonim Şirketlerde Azınlığın Genel Kurulun Toplantıya Çağrılmasını Talep Hakkı.”, s. 588.

[24] Sert Canpolat,  s. 165; Görmez, s. 119; Dolar, s. 588.

[25] Dolar, “Anonim Şirketlerde Azınlığın Genel Kurulun Toplantıya Çağrılmasını Talep Hakkı.” S. 595

[26] Dolar., s. 595; Yılmaz, “Anonim Şirketlerde Azınlığın Genel Kurulun Toplantıya Çağrılması ve Gündeme Madde Eklenmesi Talebi.”, s. 3728.

[27] Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 1983/2294 K. 1983/2474 T. 12.05.1983, https://legalbank.net/belge/y-11-hd-e-1983-2294-k-1983-2474-t-12-05-1983-yargitay-11-hukuk-dairesi-karari/537511/1983_2294 (son erişim tarihi: 16.06.2021).

[28] https://www2.tbmm.gov.tr/d22/1/1-1138.pdf, s. 143. (son erişim tarihi: 06.06.2021)

[29] Yılmaz, “Anonim Şirketlerde Azınlığın Genel Kurulun Toplantıya Çağrılması ve Gündeme Madde Eklenmesi Talebi.”, s. 3729.

[30] Yılmaz, s. 3730.

[31] Yılmaz, s. 3730.

[32] Ulusoy, “Azınlık Hakları – Anonim Şirket Genel Kurul Toplantıları: Doğrular ve Yanlışlar.”, s. 23.

[33] Ulusoy., s. 23.

[34] “…Gündeme gelebilecek sorunların başında, mahkemece verilen bir yetkilendirme kararına dayalı olmayan çağrının diğer pay sahipleri ve özellikle toplantıya katılması gerekiyorsa bakanlık temsilcisi tarafından dikkate alınmaması ihtimali ile çağrıyı yapan azlık pay sahiplerinin toplantının yapılabilmesi için gerekli hazırlıkları yapmak imkanından çoğu zaman yoksun olmaları gösterilebilir. Oysa bu durumda da TTK m. 412 uyarınca atanacak bir kayyım aracılığıyla tüm sorunların rahatlıkla aşılması mümkündür.” Bkz. Abuzer Kendigelen, Yeni Türk Ticaret Kanunu Değişiklikler, Yenilikler ve İlk Tespitler, 2016 (Gencer’den naklen, s. 72); Dolar, “Anonim Şirketlerde Azınlığın Genel Kurulun Toplantıya Çağrılmasını Talep Hakkı.”, s. 599; Yılmaz, “Anonim Şirketlerde Azınlığın Genel Kurulun Toplantıya Çağrılması ve Gündeme Madde Eklenmesi Talebi.”, s. 3734.

[35] “…Kanımca, çağrı yetkisi yasadan kaynaklandığı için süreci kanıtlayan belgelerin başvuruya eklenmesi bakanlık temsilcisi için yeterli olacaktır. Bunun gibi azlık tarafından yapılacak çağrıda yasal süreç ve yetki açıklanacağı için diğer ortakların bu konudaki tutumları sonuçta bir nisap sorunu olarak karşımıza çıkacak, o da en geç nisap aranmayan ikinci ilanlı toplantıda çözümlenecektir.” Çamoğlu, “Anonim Ortaklık Genel Kurulunu Toplantıya Kimler Çağırır.”, s. 15; Dolar, “Anonim Şirketlerde Azınlığın Genel Kurulun Toplantıya Çağrılmasını Talep Hakkı.”, s. 599.

[36] Türk Ticaret Kanunu, Madde 418/1, “Genel kurullar, bu Kanunda veya esas sözleşmede, aksine daha ağır nisap öngörülmüş bulunan hâller hariç, sermayenin en az dörtte birini karşılayan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin varlığıyla toplanır. Bu nisabın toplantı süresince korunması şarttır. İlk toplantıda anılan nisaba ulaşılamadığı takdirde, ikinci toplantının yapılabilmesi için nisap aranmaz.”

[37] Ulusoy, “Azınlık Hakları – Anonim Şirket Genel Kurul Toplantıları: Doğrular ve Yanlışlar.”, s. 24.

[38]Uygun sürenin ne kadar olacağı somut olayda, gündemdeki konulara, gündem konularının dayanağı olacak belge ve bilgilerin hazırlanması için ihtiyaç duyulacak süreye, pay sahibi sayısına vs. göre belirlenebilir. Ancak uygun süre hiçbir şekilde yönetim kuruluna verilen 45 günlük süre ile eşit veya daha az kabul edilemez.” Ulusoy., s. 24.

[39] Yılmaz, s. 3734.

[40] Narbay, “TTK Tasarısında Anonim Ortaklık Genel Kurulunu Toplantıya Davete Yetkili ve Görevli Olanlara İlişkin Hükümlerin Değerlendirilmesi.”, s. 177.

[41] Narbay., s. 177.

[42] Yılmaz, s. 3734.

[43] Yılmaz., s. 3734.

[44] Dolar, “Anonim Şirketlerde Azınlığın Genel Kurulun Toplantıya Çağrılmasını Talep Hakkı.”, s. 601; Yılmaz, “Anonim Şirketlerde Azınlığın Genel Kurulun Toplantıya Çağrılması ve Gündeme Madde Eklenmesi Talebi.”, s. 3737.

[45] “…Mahkemece, davacının dava dışı … Tic. Ltd. Şti ‘ye karşı dava açması gerekirken, bu şirkete %5 hisse ile ortak olduğunu bildirdiği … aleyhine dava açtığı, hiçbir şekilde dava dışı şirketi hasım göstermediği, bu davada davalının dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesi ile husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.”, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/15827 K. 2014/16550 T. 31.10.2014, https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/11-hukuk-dairesi-e-2014-15827-k-2014-16550-t-31-10-2014    (son erişim tarihi: 16.06.2021);

[46] Yılmaz, s. 3737.

[47] Yılmaz, s. 3739.

[48] Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 1992/1020, K. 1992/7385, T. 04.06.1992; https://legalbank.net/belge/y-11-hd-e-1992-1020-k-1992-7385-t-04-06-1992-yargitay-11-hukuk-dairesi-karari/442110/1992_1020+1992_7385, (son erişim tarihi: 06.06.2021)

[49] Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/2596, K. 2017/5554, T. 19.10.2017; Yılmaz, s. 3742; Gencer, s. 75; https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/11-hukuk-dairesi-e-2016-2596-k-2017-5554-t-19-10-2017, (son erişim tarihi: 06.06.2021)

[50] https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/11-hd-e-2015-7632-k-2016-2131-t-29-02-2016, (son erişim tarihi: 06.06.2021)

[51] Yılmaz, “Anonim Şirketlerde Azınlığın Genel Kurulun Toplantıya Çağrılması ve Gündeme Madde Eklenmesi Talebi.”, s. 3742.

KAYNAKÇA

Altıntaş, Hasret. “6102 Ticaret Kanunu Çerçevesinde Anonim Şirketlerde Azınlık Hakları.” Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2015.

Ayhan, Rıza, Hayrettin Çağlar, Mehmet Özdamar. Şirketler Hukuku Genel Esaslar. 1. Baskı. Ankara: Yetkin, 2019.

Bahtiyar, Mehmet. Ortaklıklar Hukuku. 12. Baskı. İstanbul: Beta, 2017.

Bahtiyar, Mehmet. “Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın Dili Ile Bazı Hükümlerinin Değerlendirilmesi.” Türkiye Barolar Birliği Dergisi, no. 61 (2005): 47–106.

Çamoğlu, Ersin. “Anonim Ortaklık Genel Kurulunu Toplantıya Kimler Çağırır.” Yargı Dünyası 204 (2012): 11–18.

Dolar, Neyzen Fehmi. “Anonim Şirketlerde Azınlığın Genel Kurulun Toplantıya Çağrılmasını Talep Hakkı.” Adalet Dergisi, no. 65 (2020): 585–605.

Gencer, Hakan. Anonim Ortaklıklarda Azınlık ve Azınlık Hakları. 1. Baskı. Ankara: Seçkin, 2019.

Görmez, Onur. “HAAO’da TTK’daki Azınlık Haklarının Kullanılması Üzerine Bir İnceleme.” Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi 5, no. 2 (2017): 117–46.

Karslıoğlu, Hasan. Anonim Şirketlerde Genel Kurul. 1. Baskı. Ankara: Adalet, 2019.

Moroğlu, Erdoğan. Türk Ticaret Kanunu Tasarısı Ile Yürürlük ve Uygulama Kanunu Tasarısı Taslağı, Değerlendirme ve Öneriler. 4. Baskı. Ankara: Türkiye Barolar Birliği, 2006.

Narbay, Şafak. “TTK Tasarısında Anonim Ortaklık Genel Kurulunu Toplantıya Davete Yetkili ve Görevli Olanlara İlişkin Hükümlerin Değerlendirilmesi.” Hukuki Perspektifler Dergisi 67 (2005).

Özdemir, Semih Sırrı, Elanur Tamer. “Kurumsal Yönetim İlkeleri Işığında Anonim Şirketlerde Genel Kurula İlişkin İlkelerin Değerlendirilmesi.” Uyuşmazlık Mahkemesi Dergisi 7, no. 14 (2019): 329–73.

Pulaşlı, Hasan. Şirketler Hukuku Genel Esaslar. 6. Baskı. Ankara: Adalet, 2020.

Sert Canpolat, Selin. “Anonim Ortaklıklarda Azınlık Haklarının İncelenmesi.” Türkiye Barolar Birliği Dergisi 74 (2008).

Ulusoy, Erol. “Azınlık Hakları – Anonim Şirket Genel Kurul Toplantıları: Doğrular ve Yanlışlar.” Yargı Dünyası 229 (2015): 13–43.

Yılmaz, Hümeyra. “Anonim Şirketlerde Azınlığın Genel Kurulun Toplantıya Çağrılması ve Gündeme Madde Eklenmesi Talebi.” Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi 5, no. 1 (2020): 3723–50.

İNTERNET KAYNAKLARI

https://www2.tbmm.gov.tr/d22/1/1-1138.pdf, (son erişim tarihi: 06.06.2021)

https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.6102-20130328.pdf (son erişim tarihi: 16.06.2021)

https://legalbank.net/belge/y-11-hd-e-1992-1020-k-1992-7385-t-04-06-1992-yargitay-11-hukuk-dairesi-karari/442110/1992_1020+1992_7385, (son erişim tarihi: 06.06.2021)

https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/11-hukuk-dairesi-e-2016-2596-k-2017-5554-t-19-10-2017, (son erişim tarihi: 06.06.2021)

https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/11-hd-e-2015-7632-k-2016-2131-t-29-02-2016, (son erişim tarihi: 06.06.2021)

https://legalbank.net/belge/y-11-hd-e-2002-8562-k-2003-1358-t-20-02-2003-yargitay-11-hukuk-dairesi-karari/535761/2002_8562  (son erişim tarihi: 16.06.2021)

https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/11-hukuk-dairesi-e-2014-15827-k-2014-16550-t-31-10-2014  (son erişim tarihi: 16.06.2021)

https://legalbank.net/belge/y-11-hd-e-1983-2294-k-1983-2474-t-12-05-1983-yargitay-11-hukuk-dairesi-karari/537511/1983_2294 (son erişim tarihi: 16.06.2021)

https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.3.2004.pdf (son erişim tarihi: 16.06.2021)

https://sozluk.gov.tr  (son erişim tarihi: 16.06.2021)

You Might Also Like

Leave a Reply

Back to top