Tüketici Tahkimi

1.     TÜKETİCİ HUKUKUNDA TAHKİM KAVRAMI

Yargı süreçlerinin uzun, zahmetli ve masraflı olması; uyuşmazlıkları daha hızlı, basit ve ekonomik şekilde çözüme kavuşturabilecek yeni kurumlara ihtiyaç duyulmasına neden olmuştur.[1] Bu ihtiyaç, hukuki uyuşmazlıklarda mahkemeler dışındaki alternatif çözüm yollarının neler olabileceği hususunda bir arayışı beraberinde getirmiştir.

Uygulamada en çok kullanılan alternatif uyuşmazlık çözüm yolları tahkim, müzakere ve arabuluculuktur.[2] Esasında tahkim kurumunun alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olduğu hususunda doktrinde tartışmalar mevcuttur. Bazı yazarlara göre tahkim istisnai bir yargısal yol konumundadır. Yargıtay[3] ve bazı yazarlar ise tahkimin alternatif bir çözüm yolu olduğunu kabul etmektedir.

Tahkim, bir hak üzerinde uyuşmazlığa düşmüş olan tarafların, anlaşmak suretiyle söz konusu uyuşmazlığın çözümünü mahkeme yerine özel kişilere bırakmaları ve uyuşmazlığın bu kişiler tarafından incelenip kesin ve bağlayıcı olarak[4] karara bağlanmasıdır. Uyuşmazlığın çözümü kendilerine bırakılan kişilere hakem adı verilmektedir. Uyuşmazlığın tarafları, hakemi seçmekle uyuşmazlıkta hakemin belirleyeceği çözümü benimsemekte ve hakemi adeta mahkeme olarak kabul etmektedirler.[5]

Tüketici hakem heyetleri, ilk defa 1995 tarihli 4077 sayılı mülga Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile hukuk düzeni içerisindeki yerini almıştır. Kanunun gerekçesinde de belirtilmiş olduğu üzere, uyuşmazlıkların bir hakem heyetinin önüne gelmesi hem mahkemelerin yükünü hafifletecek hem de taraflar açısından zaman kaybını önleyecektir.

Birçok ülkede tüketici hakem heyetleri veya buna benzer alternatif uyuşmazlık çözümleri uygulanmaktadır. Bu kurumlar mahkeme dışı (out-of-Court) çözümler sunan kurumlar olabildiği gibi, devlet yargılaması içerisinde yer alan mahkemeler de olabilmektedir.[6]

Anglosakson hukuku ülkelerinde tüketicilerin sorun yaşadıkları şirketlere ilettikleri şikâyetlerin cevapsız kaldığı hallerde “Tüketici Ombudsmanı” (Consumer Ombudsman)[7] kurumu iki taraf için uzlaştırıcı olarak görev almaktadır.[8]

Almanya’da birçok profesyonel topluluk ve ticari organizasyon bazı uyuşmazlıkların mahkeme dışı çözümü için dernekler kurmuşlardır. Tüketiciler de bu uzlaştırma yolunu tercih edebilmektedir. Ayrıca Almanya’da ombudsmanlık kurumu da benimsenmektedir.[9]

Hollanda’da en sık kullanılan alternatif uyuşmazlık çözümü usulü tahkim vasıtasıyla verilen bağlayıcı görüşlerdir. Bunun yanında arabuluculuk hizmeti veren Tüketici Derneği (Consumentenbond)[10] ve tüketici uyuşmazlıkları için görevlendirilmiş özel mahkemeler de mevcuttur.

İsveç’te ise en yaygın alternatif uyuşmazlık yöntemi Kamu Şikâyet Mercileridir (The National Board for Consumer Disputes)[11]. Aynı zamanda tüketici uyuşmazlıklarının çözüme bağlanabilmesi için Tüketici Ombudsmanı yolu da kullanılabilmektedir.[12]

Tüketici hakem heyetleri vasıtasıyla usul ekonomisinin sağlanması, mahkemelerin iş yükünün azaltılabilmesi ve küçük meblağlı uyuşmazlıklar için ilamlı icra olanağından faydalanabilmek adına tüketicilerin hem yargılama masraflarından hem de uzun süren yargılama sürecinden kurtulması mümkün[13] olmaktadır.

 

2.     TÜKETİCİ HAKEM HEYETİ

2.1.                 Tüketici Hakem Heyetinin Hukuki Niteliği

Tüketici Hakem Heyetinin bir mahkeme niteliği taşıyıp taşımadığı hususu tartışmalıdır. Anayasa Mahkemesi mahkeme kavramını dar şekilde yorumlamaktadır. Buna göre, tüketici hakem heyeti mahkeme niteliğini haiz değildir.[14]

Yargı yetkisini Türk Milleti adına kullanacak olan bir merciin mahkeme olarak kabul edilmesi için kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usullerinin yasayla düzenlenmesi, karar organlarının hakimlerden teşekkül etmesi, yargılama tekniklerini uygulayarak ve genelde dava yolu ile uyuşmazlıkları ve anlaşmazlıkları çözümlemekle görevli olması, görev yapan üyelerin atanmalarının, hak ve ödevlerinin, emekliye ayrılmalarının, Anayasa’nın öngördüğü mahkemelerin bağımsızlığı ve hakim teminatı esaslarına göre düzenlenmiş olması ve Anayasa’da sayılan ve başında bir yüksek mahkemenin bulunduğu yargı düzenlerinden birinde yer alması gereklidir. …Buna göre, Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri, yargı organlarının ve mensuplarının Anayasa’da belirtilen niteliklerine sahip değildirler.”[15]

Doktrinde bazı yazarlar, tüketici hakem heyetlerinin Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile kurulmuş bir mecburi tahkim kurumu olduğunu kabul etmekle birlikte, mecburi tahkimi bir alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak görmemektedir. Çünkü tüketici hakem heyetleri, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının en belirgin özelliği olan gönüllük esasına dayanmamaktadır.[16]

Bazı yazarlar ise tüketici hakem heyetlerinin, mecburi tahkim olmanın yanı sıra bir alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olduğunu savunmaktadır. Ancak alternatif uyuşmazlık çözüm yolunun ayırıcı özelliği kararlarının bağlayıcı olmamasıdır. Buna göre, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının özelliği, tarafları bir araya getirmek sureti ile anlaşmalarını sağlamak ve bunun sonucunda taraflara tavsiye niteliğinde karar vermektir.[17]

2.2.                 Tüketici Hakem Heyetinin Görevi ve Yetkisi

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun gereğince tüketici uyuşmazlıkları bakımından görevli olan asıl merci tüketici mahkemeleridir.[18] Ancak, tüketici hakem heyetlerinin kurulması ile birlikte tüketici mahkemelerinin görev alanı daraltılmıştır.

Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 68. Maddesine göre bazı parasal sınırların altındaki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur. Bu parasal sınırlar Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 68’inci ve Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliğinin 6’ncı Maddelerinde Yer Alan Parasal Sınırların Artırılmasına İlişkin Tebliğ’de güncellenmiştir.

Buna göre 2021 yılı için[19],

  • 7.550 Türk lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda İlçe Tüketici Hakem Heyetleri,
  • Büyükşehir statüsünde olan illerde 7.550 Türk lirası ile 11.330 Türk lirası arasındaki uyuşmazlıklarda İl Tüketici Hakem Heyetleri,
  • Büyükşehir statüsünde olmayan illerin merkezlerinde 11.330 Türk lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda İl Tüketici Hakem Heyetleri,
  • Büyükşehir statüsünde olmayan illere bağlı ilçelerde 7.550 Türk lirası ile 11.330 Türk lirası arasındaki uyuşmazlıklarda İl Tüketici Hakem Heyetleri görevlidir.

Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamaz. Ancak bu madde tüketicilerin ilgili mevzuatına göre alternatif uyuşmazlık çözüm mercilerine başvurmasına engel değildir.

Tüketici hakem heyetlerine yapılacak başvurularda, uyuşmazlığa konu bedelin görev alanı dâhilinde olup olmadığı, tüketici işleminin kurulduğu tarihteki değil, başvuru tarihindeki miktara göre belirlenecektir.[20]

Kanun’a göre, başvurular tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki tüketici hakem heyetine yapılabilir.

Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği’ne göre, tüketici hakem heyeti, uyuşmazlık ile ilgili karar verirken tarafların talebiyle bağlıdır. Ancak başvurunun yapıldığı tarihte uyuşmazlık miktarının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olmadığı durumlarda, başvuru sahibinin hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktarı belirtmesi ve inceleme sürecinde uyuşmazlık miktarının bilgi veya belgelerle tam olarak tespit edilmesi halinde talep edilen miktardan daha fazlasına veya daha azına tüketici hakem heyetince karar verilebilir.[21] Dolayısıyla tüketici hakem heyetine belirsiz alacaklar için başvuru yapabilmek de mümkündür.

Ancak verilecek kararın her halükârda parasal sınırların içinde kalması gerekmektedir. Tüketici hakem heyetleri, parasal sınırı aşan uyuşmazlıklar bakımından görevsizlik kararı vermek zorundadır.

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun gereğince, Ticaret Bakanlığı, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara çözüm bulmak amacıyla il merkezlerinde ve yeterlilik şartları yönetmelikle belirlenen ilçe merkezlerinde en az bir tüketici hakem heyeti oluşturmakla görevlidir.[22] Bakanlık, hangi ilçelerde tüketici hakem heyeti kurulacağını belirlerken, başvuru sayısını, nüfus yoğunluğunu, coğrafi şartları ve benzeri hususları dikkate alır.[23]

Yetkili olan hakem heyetinin belirlenmesinde ilk olarak dikkat edilecek husus, uyuşmazlığın miktarıdır. Göreve ilişkin kurallar burada da geçerlidir.[24] Görevli tüketici hakem heyetinin doğru belirlenmesi, il veya ilçe sınırları dâhilindeki hakem heyetinin otomatik olarak belirlenmesi anlamına gelecektir. Uyuşmazlık miktarı 7.550 Türk lirası ve altı olan uyuşmazlıklarda ilçe, 7.550 Türk lirası ile 11.330 Türk lirası arası uyuşmazlıklarda il hakem heyetleri görevli ve yetkili olacaktır.

İlçe hakem heyeti görevli olduğu halde o ilçede hakem heyeti kurulmamış ise, Bakanlık tarafından o ilçe için hangi tüketici hakem heyetinin yetkili olduğu ayrıca belirtilir. İlçesinde tüketici hakem heyeti kurulmamış olan başvuru sahibi, ilçe kaymakamlığına başvurarak, başvurusunun Bakanlık tarafından belirlenen yetkili hakem heyetine kaymakamlık aracılığı ile iletilmesini sağlayabilmektedir.[25]

Kanun gereğince tüketici hakem heyetlerinin bakamayacakları bazı işler mevcuttur. Bu işler;

  • Ceza Yaptırımına İlişkin Hükümler

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 78. Maddesi gereğince, para cezasına ilişkin yaptırımları uygulama yetki ve görevi Bakanlığa ait olup bunlara karşı gidilebilecek yargı merci idari yargıdır.

  • Geçici Hukuki Koruma Tedbirleri

Hakem heyetleri; ihtiyati tedbir, delil tespiti ve ihtiyati haciz gibi geçici hukuki koruma tedbirlerini ihtiva eden işlerde karar veremez. Zira bu hallerde kanun mahkemelere zor kullanma yetkisi tanımıştır. Ancak hakem heyetleri bu yetkiyi haiz değildir.[26]

  • İdari Yargı Alanına Giren Uyuşmazlıklar

Bu tür uyuşmazlıklar Tüketicilerin Korunması Hakkında Kanun’un 78. Maddesinde düzenlenmiş olup idari para cezalarına itiraz usulünü, zamanaşımını ve bu cezaların tahsili yöntemini içermektedir.[27] Dolayısıyla hakem heyetleri bu uyuşmazlıklara bakamaz.

  • Vekalet Ücreti Kararı

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 70. maddesinin birinci fıkrasına göre, tüketici hakem heyetlerince vekâlet ücreti ödenmesine karar verilemez.

2.3.                 Tüketici Hakem Heyetinin Yapısı

Tüketici hakem heyetleri, çeşitli niteliklere sahip üyelerden ve raportörlerden oluşmaktadır. Bu üyelerin sayısı, nitelikleri ne kadar süre görev alacakları ne sıklıkla ve nasıl toplanacakları gibi[28] heyetin yapısına ve çalışma usulüne ilişkin bilgiler Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği’nde düzenlenmiştir.

Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği m. 8’e göre tüketici hakem heyetlerinin başkanlığı illerde ticaret il müdürü, ilçelerde ise kaymakam veya bunların görevlendireceği bir memur tarafından yürütülmektedir.

Buna göre Tüketici Hakem Heyeti[29];

  • Belediye başkanının konunun uzmanı belediye personeli arasından görevlendireceği bir üye,
  • Baronun, mensupları arasından görevlendireceği bir üye,
  • Satıcının tacir olduğu uyuşmazlıklarda ticaret ve sanayi odasının ya da bunların ayrı ayrı örgütlendiği yerlerde ticaret odasının; satıcının esnaf ve sanatkâr olduğu uyuşmazlıklarda, illerde esnaf ve sanatkârlar odaları birliğinin, ilçelerde ise en fazla üyeye sahip esnaf ve sanatkârlar odasının görevlendireceği bir üye,
  • Tüketici örgütlerinin kendi aralarından seçecekleri bir üye, olmak üzere başkan dâhil beş üyeden oluşur.

Bu üyelerin görev süresi üç yıldır. Görev süresi bitenler yeniden görevlendirilebilir veya seçilebilir.

Yine Yönetmelik’te[30] düzenlenmiş olduğu üzere Tüketici Hakem Heyeti üyelerinin;

  • Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması,
  • 18 yaşından küçük olmaması,
  • 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48 inci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde düzenlenen şartları taşıması,
  • Kamu haklarından mahrum bulunmaması,
  • Görevini devamlı yapmasına engel olabilecek akıl hastalığı bulunmaması ve
  • En az dört yıllık fakülte mezunu olması gerekmektedir.

Raportörlerin görevi, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 67. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre raportörler il ve ilçe merkezlerinde kurulu bulunan tüketici hakem heyetlerinde istihdam edilebilir. Raportör sayısının yeterli olmadığı illerde ticaret il müdürü tarafından ticaret il müdürlüğü personeli arasından, ilçelerde ise kaymakam tarafından ilçede görevli Devlet memurları arasından yeterli sayıda raportör görevlendirilir.

Raportörlerin nitelikleri, görev ve sorumlulukları ve çalışma usullerine ilişkin esaslar, Hakem Heyeti üyelerinden farklı olarak Tüketici Hakem Heyeti Yönetmeliği’nde değil, Tüketici Hakem Heyeti Raportörlüğü Yönetmeliği’nde düzenlenmiştir.

Buna göre raportörlerin görev ve yetkileri şunlardır[31];

  • Tüketici hakem heyetine yapılan başvuruları almak,
  • Başvurulara ilişkin gerekli yazışmaları yapmak ve başvuruya ilişkin dosyayı hazırlamak,
  • Toplantıya ilişkin gerekli hazırlıkları yapmak,
  • Toplantılarda hazır bulunmak,
  • Toplantı tutanaklarını tutmak,
  • Evrak, dosyalama ve arşiv işlerini yürütmek,
  • Tüketici hakem heyetinin faaliyet raporunu ve istatistiklerini hazırlamak,
  • Tüketici hakem heyetinde başkan, üye ve raportör olarak görevlendirilen diğer kamu personeline ödenecek huzur hakkı ve ücretlerine ilişkin işlemleri yapmak,
  • Tüketici hakem heyetlerinin ödenek, demirbaş gibi mali işlemlerini yapmak,
  • Tüketici hakem heyetlerinin işleyişine ilişkin diğer işleri yapmak.

2.4.                 Tüketici Hakem Heyetine Başvuru

Tüketici hakem heyetine başvuru konusu olan uyuşmazlığın taraflarının Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun anlamında tüketici ve satıcı/sağlayıcıdan oluşması gerekmektedir[32]. Başvuru konusu uyuşmazlık bir tüketici işlemi olmalıdır. Başvurulan hakem heyeti, parasal sınır bağlamında o uyuşmazlığa bakmaya görevli olmalı ve başvuru yetkili tüketici hakem heyetine yapılmış olmalıdır.

Ayrıca, uyuşmazlığın tüketici hakem heyetlerince çözülmesinde hukuki yarar olması ve tarafları ve vakıaları aynı olan tüketici uyuşmazlığı için görülmekte olan (derdest) bir başvurunun olmaması gereklidir. Bu şartların varlığı halinde, tüketici hakem heyeti, uyuşmazlığı esas yönünden incelemeye devam edecektir.

Başvuru şartlarındaki eksiklikler, başvurunun yapılmasına engel teşkil etmez. Ancak, başvuru şartları, kamu düzenini ilgilendiren zorunlu şartlar olduğundan, tüketici hakem heyetinin o uyuşmazlığın esasına girmesine engel olur. Bu şartların yokluğu halinde, tüketici hakem heyetinin başvuruyu, “başvuru koşullarının yokluğu” sebebi ile usulden reddetmesi gerekir.[33]

Tüketici hakem heyetlerine başvuru, dilekçe ile ya da elektronik ortamda yapılabilir.

2.4.1.    Dilekçeyle Başvuru

Tüketici hakem heyetlerine yapılacak başvurunun kural olarak dilekçeyle yapılması öngörülmüştür. Söz konusu dilekçede şu unsurlar bulunmalıdır;

  • Başvuru sahibinin adı, soyadı, T.C. kimlik numarası, adresi ve diğer iletişim bilgileri
  • Uyuşmazlık değeri
  • Talep
  • Şikâyet edilene ilişkin bilgiler.

Ayrıca tüketicinin elinde delil oluşturan belgeler varsa bunların birer nüshasının da dilekçeye eklenmesi gerekmektedir.

2.4.2.    Elektronik Ortamda Başvuru

Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği ile getirilen yeniliklerden birisi de tüketiciye elektronik ortam üzerinden başvuru yapma olanağı sağlanmış olmasıdır. Bu imkân tüketicinin başvurusunu e-Devlet üzerinden yapmasıyla ya da Tüketici Bilgi Sistemi (TÜBİS) üzerinden yapmasıyla kullanılabilir.[34]

Başvuruların geçerli olabilmesi için uyuşmazlıkla ilgili başvuru formunun eksiksiz olarak doldurulması, varsa bilgi ve belgelerin sisteme yüklenmiş olması ve yapılan başvurunun başvuru sahibi tarafından güvenli elektronik imza veya mobil imza ile imzalanmış olması gerekir.

Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği’nin 11. Maddesi gereğince, güvenli elektronik imza veya mobil imza ile imzalanmamış başvuruların geçerli olabilmesi için sistem tarafından oluşturulmuş başvuru formunun çıktısının alınarak ıslak imza ile imzalandıktan sonra 15 gün içinde varsa bilgi ve belgelerle birlikte ilgili tüketici hakem heyetine posta yoluyla veya elden ulaştırılması gerekir.

Bu usullere uyulmadığı takdirde yapılan başvuru işlemi alınmayacaktır.

2.5.                 Uyuşmazlığın İncelenmesi

Tüketici hakem heyetleri uyuşmazlık konusuna ilişkin her türlü bilgi ve belgeyi taraflardan, ilgili kurum veya kuruluşlardan isteyebilir. İstenen bilgi ve belgelerin sunulması için tebliğ tarihinden itibaren en fazla 30 gün süre verilir. Talep edilmesi ve tüketici hakem heyeti başkanlığınca uygun görülmesi halinde bu süre uzatılabilir.

Bu noktada, kanunda ve yönetmelikte karşı tarafın cevap hakkından bahsedilmemiş olsa dahi başvuru hakkında karşı tarafa bilgi verilmesi ve savunması ile varsa delillerini sunması için 30 günlük bir süre tanınması gerektiği kanaatindeyiz.[35]

Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği’nin 18. Maddesinde belirtilmiş olduğu üzere, tüketici hakem heyeti incelemeyi, raportör tarafından hazırlanan rapor ve ilgili belgelerin yer aldığı dosya üzerinden yapar. Gerekli görmesi halinde tüketici hakem heyeti ayrıca tarafları ve bilirkişiyi dinler.

İncelenecek dosya şunları kapsayacaktır[36];

  • Tüketicinin başvuru dilekçesi ile varsa karşı tarafın cevabı,
  • Taraflarca sunulmuş olan belge ve deliller,
  • Heyetçe başka yerden yazışma yöntemiyle getirilen belge ve bilgiler
  • Bilirkişi incelemesi yapılmış ise bilirkişi raporu.

Tüketici hakem heyetinin tarafları ve bilirkişiyi dinlemesi istisnai bir durumdur. Heyetin tarafları ve bilirkişiyi dinleme zorunluluğu yoktur. Bu durum heyetin takdir yetkisine bırakılmıştır. Heyetin bilirkişiyi dinlemesi raporun eksik, yetersiz veya belirsiz olması durumlarında söz konusu olabilir.

Tüketici hakem heyetleri nezdinde bilirkişilikle ilgili usul ve esaslar Tüketici Hakem Heyetleri Bilirkişilik Yönetmeliği’nde düzenlenmektedir. Yönetmeliğe göre bilirkişi, raporunu görevlendirme yazısının tebliğinden itibaren on beş işgünü içinde teslim etmelidir. Ancak işin niteliği itibarıyla verilen süre içinde raporun hazırlanamaması halinde bilirkişinin yazılı talebi üzerine bir defaya mahsus olmak üzere on beş işgünü ek süre verilebilmektedir.[37]

Mevcut durumda tüketici hakem heyetlerinin; keşif yapma, tanık dinleme, yemin deliline başvurma ve isticvap kurumunu uygulama yetkileri bulunmamaktadır. Nitekim heyetlerin münhasıran Devlet yargısına tanınmış yetkileri kullanabilmeleri mümkün değildir.

2.6.                 Tüketici Hakem Heyeti Kararları

Tüketici hakem heyeti ayda ikiden az olmamak üzere ihtiyaç duyulduğunda başkanın çağrısı üzerine her zaman toplanabilir. Gündemde görüşülecek uyuşmazlık konusu bulunmadığı takdirde toplantı yapılmaz.

Tüketici hakem heyeti, başkan dahil en az üç üyenin hazır bulunması ile toplanır ve toplantıya katılanların oy çokluğu ile karar verir. Üyeler çekimser oy kullanamaz. Oyların eşit olması halinde başkanın oy kullandığı tarafın çoğunluğu sağladığı kabul edilir.

Tüketici hakem heyetlerine yapılan bir başvurunun belli bir süre içerisinde karara bağlanması gerekmektedir. Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği’nin 23. Maddesinde bu karar süreleri hükme bağlanmıştır. Buna göre;

Normal süre: Tüketici hakem heyetine yapılan başvurular, başvuru tarihi sırasına göre en geç altı ay içinde görüşülerek karara bağlanır.

Ek süre: Yapılan başvurunun niteliği, başvuru konusu mal veya hizmetin özelliği gibi hususlar dikkate alınarak, karar süresi en fazla altı ay daha uzatılabilecektir.

İvedilikle inceleme: Tarafların ivedi inceleme talebinde bulunmaları ve bu talebin başkan tarafından uygun görülmesi halinde başvuru ivedilikle incelenebilir. Ancak hangi tür başvuruların ivedilikle incelenecek konusunda Yönetmelikte bir hüküm bulunmamaktadır.

Tüketici hakem heyeti, uyuşmazlık ile ilgili karar verirken tarafların talebiyle bağlıdır. Ancak başvurunun yapıldığı tarihte uyuşmazlık miktarının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olmadığı durumlarda, başvuru sahibinin hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktarı belirtmesi ve inceleme sürecinde uyuşmazlık miktarının bilgi veya belgelerle tam olarak tespit edilmesi halinde talep edilen miktardan daha fazlasına veya daha azına tüketici hakem heyetince karar verilebilir. Verilen kararın her hâlükârda parasal sınırlar dâhilinde olması gerekmektedir.[38]

Aynı tüketici işleminden kaynaklanan birden fazla uyuşmazlık için ayrı ayrı başvuru yapılması durumunda, uyuşmazlığın değerleri toplamı tüketici hakem heyetinin görev sınırı içinde kalmak şartıyla, tek bir başvuruda birleştirilerek karar verilebilir. Aynı tüketici işleminden kaynaklanan birden fazla uyuşmazlığın değerleri toplamının görev sınırını aşması durumunda uyuşmazlıklar hakkında ayrı ayrı karar verilir.

Tüketici hakem heyeti kararında uyuşmazlık bedelinin ve başvuru sahibinin talebinin Türk lirası cinsinden belirtilmesi zorunludur.

Uyuşmazlığın tüketici lehine sonuçlandığı durumlarda, karşı tarafça ödenmesi gereken bilirkişi ve tebligat ücretleri kararda belirtilir. Ancak, tüketici tarafından yapılan başvurunun reddi halinde, yasal muafiyet nedeniyle, yapılan giderler tüketiciye yükletilmeyecektir.[39]

İl ve ilçe tüketici hakem heyetinin verdiği kararlar taraflar için bağlayıcıdır. Bu kararlar yalnızca verildiği uyuşmazlık için hüküm ifade etmektedir.

Tüketici hakem heyetlerinde taraflar, avukatla temsil edilebilir. Tarafların avukatla temsil edilmesi durumunda, tüketici hakem heyetleri tarafından lehine karar verilen tarafın avukatına vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmez.

Başvuruya konu uyuşmazlığın, tüketici hakem heyeti tarafından karar verilene kadar çözümlenmesi ve bu durumun ispatına yönelik bilgi veya belgelerin tüketici hakem heyetine iletilmesi durumunda, tüketici hakem heyeti uyuşmazlığın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verir.

Tüketici hakem heyeti kararları, alındığı tarihten itibaren 10 iş günü içinde taraflara tebliğ edilmek zorundadır. Heyet kararları, İcra ve İflâs Kanunu’nun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir.

2.7.                 Tüketici Hakem Heyeti Kararlarına İtiraz

Taraflar, tüketici hakem heyetinin kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde tüketici hakem heyetinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesine itiraz edebilir. Bu 15 günlük süre hak düşürücü nitelikte olup bu sürenin kısaltılması veya uzatılması söz konusu olmamaktadır. Tüketici mahkemesi hâkimi, itiraz davasında işin esasına girmeden önce davanın yasal süresinde açılıp açılmadığını re’sen incelemek durumundadır.[40]

İtiraz, tüketici hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz. Ancak talep edilmesi şartıyla hâkim, tüketici hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir.

Usule ilişkin itirazlar, tüketici hakem heyetinin görevli veya yetkili olmadığı, husumet itirazı, taraf teşkilinin yapılmadığına ilişkin itiraz, eksik araştırma ya da yetersiz bilirkişi raporuyla karar verildiğine dair itiraz gibi itirazlardır. Esasa ilişkin itirazlar ise delillerin eksik/hatalı değerlendirildiği ya da bazı delillerin göz ardı edildiği gibi itirazlardır.

Tüketici hakem heyetince verilen karar usul ve yasaya uygunsa, mahkemece verilecek karar, kararın onanması, itiraz davasının reddi şeklinde olmalıdır.  Bunun yanında, itiraz olunan kararın, esas yönünden kanuna uygun olup da kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş olmasından dolayı itirazın kabul edilmesi gerektiği veya kanuna uymayan husus hakkında yeniden yargılamayı gerektirmediği takdirde tüketici mahkemesi evrak üzerinde, kararı değiştirerek veya düzelterek onama kararı verebilir.

Tarafların kimliklerine, ticari unvanlarına ait yanlışlıklarla, yazı, hesap veya diğer açık ifade yanlışlıkları gibi maddi hatalarda da aynı hüküm uygulanacak ve mahkeme düzelterek onama kararı verebilecektir. Karar, usule ve kanuna uygun olup da gösterilen gerekçe doğru bulunmazsa, gerekçe değiştirilerek veya düzeltilerek onanır.

Tüketici hakem heyeti kararının usul ve yasaya aykırı olması halinde verilecek karar iptaldir.  Tüketici hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği karar kesindir. Bu sebeple söz konusu karara karşı temyiz yolu kapalıdır.

Taraflar, hakem heyeti kararlarının kendilerine tebliğinden itibaren karar aleyhine 15 gün içerisinde tüketici mahkemelerine itiraz etmezlerse karar kesinleşir. Taraflardan biri, 15 günlük süre içinde tüketici hakem heyeti kararının iptali için tüketici mahkemesine itiraz edip, tüketici mahkemesince itirazın reddine ve tüketici hakem heyetinin verdiği kararın onanmasına karar verilmesi halinde de kesinleşir.[41]

 

3.     TÜKETİCİ HAKEM HEYETLERİNDE İTİRAZIN İPTALİ VE İCRA İNKAR TAZMİNATI SORUNU

İcra İflas Kanunu m. 67 gereğince, takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliğ tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bunun yanında m. 68 hükümlerine göre, icra mahkemesi nezdinde itirazın kaldırılması yoluna başvurabilmesi mümkündür.

Alacaklının itirazın iptali davası açması halinde, itirazının haksızlığına karar verilen borçlu; alacaklının talebi üzerine hükmolunan alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminata mahkûm edilir.[42]  Uygulamada bu tazminata icra inkâr tazminatı ismi verilmektedir.

Tüketici hakem heyetlerinin görev alanı içerisinde kalan bir uyuşmazlığın, hakem heyetine müracaat edilmeksizin icra takibine konu edilip edilemeyeceği hususu tartışmalıdır. Buradaki temel problemlerden ilki, tüketici hakem heyetinin görevli olduğu bir hususta alacaklının direkt ilamsız icra takibi yoluna gidip gidemeyeceği, eğer gidebiliyorsa borçlunun itirazı ile duran takibin devamı için itirazın iptali istemiyle tüketici hakem heyetine başvurma imkanının olup olmadığıdır. İkinci olarak eğer alacaklı itirazın iptali istemi ile tüketici hakem heyetine başvurabilirse, tüketici hakem heyetinin icra inkâr tazminatına hükmedebilmesinin mümkün olup olmadığıdır.[43]

Tüketici hakem heyetlerinin görev alanı içerisinde kalan bir uyuşmazlığın heyete başvuru olmaksızın ilamsız icraya konu edilmesi hususunda Yargıtay’ın farklı içtihatları söz konusu olmuştur.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin E. 2008/4346, K. 2008/7975 sayılı kararına göre[44],

Dosyanın incelenmesinden, dava konusu asıl alacak miktarının 218,30 YTL olduğu ve davacının Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvurmayarak doğrudan Tüketici Mahkemesinde itirazın iptali davası açtığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece 4077 sayılı Yasanın 22/5 maddesi hükmüne göre dava açabilme şartı gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulması gerekir.”

Yargıtay’ın bu kararına göre belirli bir parasal sınırın altında itirazın iptali istemini karara bağlama yetkisi tüketici hakem heyetine ait olmalıdır. Buna göre tüketici hakem heyetinin icra inkâr tazminatına da hükmedebilme yetkisini haiz olduğu sonucuna da varılabilir.[45]

Ancak Yargıtay daha sonraki kararlarında, itirazın iptalinin ancak mahkemeden istenebileceğini belirtmiştir.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin E. 2015/4623 K. 2015/8731 sayılı kararına göre[46],

İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre; takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Maddede geçen “mahkeme” deyimi itirazın iptali davalarında görev alanını daraltmıştır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 14.10.2010 tarih ve 2010/7-184 ve 2010/214 sayılı oybirliği ile aldığı kararında itirazın iptali davalarının idare Mahkemelerinde görülmesi yolunu kapatmıştır…Yasadaki bu açık hüküm nedeniyle itirazın iptali ancak mahkemeden istenebilir.”

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin E. 2015/10571 K. 2015/8738 sayılı kararına göre[47],

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 70/2.maddesinde, il ve ilçe tüketici hakem heyetlerinin verdiği kararların tarafları bağlayacağı ve İcra ve İflas Kanunu’nun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlere göre yerine getirileceği hükme bağlanmıştır. Buna göre, verdiği karar ilamlı icra yolu ile takibi mümkün olan Tüketici Hakem Heyetine müracaat etmeden ilamsız icra takibi yapmakta tüketicinin hukuki yararı yoktur. Bu durumda tüketici hakem heyetine müracaat edilip uyuşmazlıkla ilgili olarak bir karar almadan icra takibi yapılamayacağı gibi, tüketici mahkemesinde de dava açılamaz. Buna rağmen icra takibi yapılması ve icra takibine itiraz edilmesi halinde ise, itirazın iptali istemiyle tüketici hakem heyetine müracaat edilemez.”,

Bu karara göre, tüketici hakem heyetine müracaat edilip uyuşmazlıkla ilgili bir karar alınmadan icra takibi yapılamayacağı gibi tüketici mahkemesinde dava da açılamaz.[48] Tüketici hakem heyetine müracaat edilmeden ilamsız icra takibi yapmakta tüketicinin hukuki yararı yoktur.

Nihayet, hak arama özgürlüğüne aykırı olduğu da tartışmalara konu olmuş bu uygulamanın ortadan kaldırılması amacıyla[49], 7063 sayılı Kanunun 11. Maddesinin[50] getirdiği değişiklik ile Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 68/1. Maddesine “Tarafların İcra ve İflas Kanunundaki hakları saklı kalmak kaydıyla” ibaresi eklenmiştir. Değişikliğe göre, uyuşmazlığın miktarı ne olursa olsun alacaklı ilamsız icra takibi yoluna başvuru yapabilecektir.

 Bu düzenleme gereğince, taraflar tüketici hakem heyetine başvuru zorunluluğu teşkil eden miktar dahilindeki uyuşmazlıklarda, isterlerse hakem heyetine başvuruda bulunmaksızın, İcra İflas Kanunu’ndaki ilamsız/genel haciz yoluyla icra takibinde bulunabilmekte, takibe itiraz halinde ise icra takibinin devamını sağlamak için İcra İflas Kanunu’nun 67/1. Maddesi uyarınca itirazın iptali davasını Tüketici Mahkemelerinde açabilmektedirler.[51]

Dolayısıyla, tüketici hakem heyetinin itirazın iptali davalarına bakması söz konusu olmadığından, icra ve inkâr tazminatına hükmetmesi de söz konusu olmayacaktır.

Yargıtay’ın E. 2017/2 K. 2017/3 sayılı kararına göre, ilamların genel haciz yolu ile ilamsız takibe konu edilmesinin icra hukukuna ve yargılama tekniğine uygun düşmediği, bu yola başvurmakta alacaklının hukuki yararının bulunmadığı gibi taraflar arasındaki menfaatler dengesinin bozulduğu sonucuna varılmış ve içtihatların “ilama dayalı bir alacağın ilamsız takip konusu yapılamayacağı” yönünde birleştirilmesine karar verilmiştir.[52]

Bu noktada, icra takibine itiraz halinde hakem heyetinden alacağın varlığı ve miktarı yönünden uyuşmazlığın esası hakkında bir karar alınabilir. Alınan karar ilam niteliği taşıdığından kararın uygulanması için ilamlı icra yoluna başvurulmalıdır.

Ancak usul ekonomisi açısından hakem heyetinden alınmış “alacağın tespitine” yönelik kararın ilamsız icra takibinin devamını sağlaması ve sonuç olarak tüketicinin hem ilamsız icra hem de ilamlı icra masraflarından sorumlu olmasının önüne geçilmesinin uygulamada daha sağlıklı sonuçlar vereceğine yönelik görüşler de mevcuttur.[53]

 

[1] Çelik, “Tüketici Hakem Heyetleri.”, s. 44.

[2] Uyumaz, “Tüketici Hukukundan Doğan Uyuşmazlıkların Alternatif Çözüm Yolları.”, s. 107.

[3]Uyuşmazlıklarında çözüm yolları ikiye ayırarak incelemek mümkündür. Buna göre, uyuşmazlıklar, dava veya alternatif (dostane) uyuşmazlık çözüm yollarından birisiyle çözülebilir. Dava yoluyla çözüm de kendi içerisinde ikiye ayrılabilir. Buna göre, ilk olarak Devlet yargısı (mahkemeler) önünde dava yoluyla çözüm; ikinci olanak ise, Devlet yargısına alternatif bir yargılama yolu olan tahkimden söz edilebilir.”, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, Esas: 2019/1062 Karar: 2019/2725 Tarih: 12.06.2019, https://legalbank.net/belge/y-15-hd-e-2019-1062-k-2019-2725-t-12-06-2019/3545913/E++2019_1062+K++2019_2725+

[4] Akıncı, Milletlerarası Tahkim., s. 5.

[5] Uyumaz, “Tüketici Hukukundan Doğan Uyuşmazlıkların Alternatif Çözüm Yolları.”, s. 108.

[6] Korkut, “Medeni Usul Hukuku Esasları Çerçevesinde Tüketici Uyuşmazlıklarının Çözümünde Tüketici Hakem Heyetleri.”, s. 52.

[7] https://www.citizensadvice.org.uk/consumer/get-more-help/how-to-use-an-ombudsman-in-england/

[8] Korkut, “Medeni Usul Hukuku Esasları Çerçevesinde Tüketici Uyuşmazlıklarının Çözümünde Tüketici Hakem Heyetleri.”, s. 53.

[9] Tutumlu, Türk Hukuk Sisteminde Tüketici Hakem Heyetleri., s. 27.

[10] https://www.consumentenbond.nl/juridisch-advies

[11] https://www.arn.se/om-arn/Languages/english-what-is-arn/

[12] Tutumlu, Türk Hukuk Sisteminde Tüketici Hakem Heyetleri, s. 29.

[13] Korkut, “Medeni Usul Hukuku Esasları Çerçevesinde Tüketici Uyuşmazlıklarının Çözümünde Tüketici Hakem Heyetleri.”, s. 52.

[14] Yağbasan, “Medeni Usul Hukuku Kuralları Çerçevesinde Tüketici Hakem Heyetlerinde Ortaya Çıkan Bazı Usuli Sorunlar.”, s. 79.

[15] Anayasa Mahkemesi, Esas: 2007/53, Karar: 2007/61, Tarih: 31.05.2007 https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2007/12/20071227-13.htm

[16] Yağbasan, “Medeni Usul Hukuku Kuralları Çerçevesinde Tüketici Hakem Heyetlerinde Ortaya Çıkan Bazı Usuli Sorunlar.”, s. 77.

[17] Korkut, “Medeni Usul Hukuku Esasları Çerçevesinde Tüketici Uyuşmazlıklarının Çözümünde Tüketici Hakem Heyetleri.”, s. 75.

[18] Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m. 73. https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.6502.pdf

[19] 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 68 İnci ve Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliğinin 6Ncı Maddelerinde Yer Alan Parasal Sınırların Artırılmasına İlişkin Tebliğ, m. 3/1. https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2020/12/20201226-7.htm

[20] Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği, m. 6/2, https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=20239&MevzuatTur=7&MevzuatTertip=5

[21] Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği, m. 22/1.

[22] Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m. 66/1.

[23] Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği, m. 5/1.

[24] Korkut, “Medeni Usul Hukuku Esasları Çerçevesinde Tüketici Uyuşmazlıklarının Çözümünde Tüketici Hakem Heyetleri.”, s. 102.

[25] Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği, m. 7.

[26] Tutumlu, Türk Hukuk Sisteminde Tüketici Hakem Heyetleri., s. 122.

[27] Tutumlu., s. 122.

[28] Korkut, “Medeni Usul Hukuku Esasları Çerçevesinde Tüketici Uyuşmazlıklarının Çözümünde Tüketici Hakem Heyetleri.”, m. 108.

[29] Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği, m. 8/1.

[30] Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği, m. 9.

[31] Tüketici Hakem Heyeti Raportörlüğü Yönetmeliği, m. 8, https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=20240&MevzuatTur=7&MevzuatTertip=5

[32] Yağbasan, “Medeni Usul Hukuku Kuralları Çerçevesinde Tüketici Hakem Heyetlerinde Ortaya Çıkan Bazı Usuli Sorunlar.”, s. 87.

[33] Korkut, “Medeni Usul Hukuku Esasları Çerçevesinde Tüketici Uyuşmazlıklarının Çözümünde Tüketici Hakem Heyetleri.”, s. 121.

[34] Tutumlu, Türk Hukuk Sisteminde Tüketici Hakem Heyetleri., s. 135.

[35] Çelik, “Tüketici Hakem Heyetleri.”, s. 108

[36] Tutumlu, Türk Hukuk Sisteminde Tüketici Hakem Heyetleri., s. 156.

[37] Tüketici Hakem Heyetleri Bilirkişilik Yönetmeliği, m. 24/1-c, https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2020/07/20200709-8.htm

[38] Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği, m. 22.

[39] Tutumlu, Türk Hukuk Sisteminde Tüketici Hakem Heyetleri., s. 172.

[40] Tutumlu., s. 201.

[41] Çelik, “Tüketici Hakem Heyetleri.”, s. 126.

[42] İcra İflas Kanunu, m. 67/2, https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.3.2004.pdf

[43] Yağbasan, “Medeni Usul Hukuku Kuralları Çerçevesinde Tüketici Hakem Heyetlerinde Ortaya Çıkan Bazı Usuli Sorunlar.”, s. 108.

[44] https://legalbank.net/belge/y-13-hd-e-2008-4346-k-2008-7975-t-06-06-2008-tuketici-sorunlari-hakem-heyeti/362226/2008_4346

[45] Yağbasan, s. 109.

[46] https://legalbank.net/belge/y-13-hd-e-2015-4623-k-2015-8731-t-18-03-2015-itirazin-iptali-istemi/1499735/2015_4623+; Özbek, “Tüketici Hakem Heyetinin Görevine Giren Alacaklarla İlgili Olarak İlâmsız Takip Yapılamayacağına İlişkin Yargıtay Kararlarının Tahlili.”

[47] Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, Esas: 2015/10571 Karar: 2015/8738 Tarih: 18.03.2015,  https://legalbank.net/belge/y-13-hd-e-2015-10571-k-2015-8738-t-18-03-2015-alacak-davasi/1464422/2015_10571

[48] Yağbasan, “Medeni Usul Hukuku Kuralları Çerçevesinde Tüketici Hakem Heyetlerinde Ortaya Çıkan Bazı Usuli Sorunlar.”, s. 110.

[49] Tandoğan Özbaykal, “Tüketici Hakem Heyetlerinde İtirazın İptali Davası Sorunu ve 7063 Sayılı Kanun Sonrasında Verilen Yargı Kararlarının Değerlendirilmesi.”, s. 481.

[50] https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2017/12/20171220-15.htm, m. 11.

[51] https://legalbank.net/belge/y-3-hd-e-2017-9990-k-2019-3427-t-16-04-2019-tuketici-sorunlari-hakem-heyetinin-gorev-alanina-giren-b/3393482/2017_9990

[52] Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2, K. 2017/3, T. 26.05.2017 https://www.lexpera.com.tr/resmi-gazete/metin/RG801Y2017N30130S20173

[53] Atay, “Tüketiciye Doğrudan İcra Takibi.”, s. 47.

KAYNAKÇA

Akıncı, Ziya. Milletlerarası Tahkim. 5. Baskı. Ankara: Vedat, 2020.

Atay, Feryal. “Tüketiciye Doğrudan İcra Takibi.” E-Barobirlik Dergisi 33 (2018): 44–47.

Çelik, Yusuf. “Tüketici Hakem Heyetleri.” Kırıkkale Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2018.

Korkut, Makbule Serra. “Medeni Usul Hukuku Esasları Çerçevesinde Tüketici Uyuşmazlıklarının Çözümünde Tüketici Hakem Heyetleri.” İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2018.

Özbek, Mustafa S. “Tüketici Hakem Heyetinin Görevine Giren Alacaklarla İlgili Olarak İlamsız Takip Yapılamayacağına İlişkin Yargıtay Kararlarının Tahlili.” Legal Medeni Usul ve İcra İflas Hukuku Dergisi 31, no. 11 (2015).

Tandoğan Özbaykal, Nagihan. “Tüketici Hakem Heyetlerinde İtirazın İptali Davası Sorunu ve 7063 Sayılı Kanun Sonrasında Verilen Yargı Kararlarının Değerlendirilmesi.” Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi 26, no. 1 (2020): 467–86.

Tutumlu, Mehmet Akif. Türk Hukuk Sisteminde Tüketici Hakem Heyetleri. 3. Baskı. Ankara: Seçkin, 2019.

Uyumaz, Alper. “Tüketici Hukukundan Doğan Uyuşmazlıkların Alternatif Çözüm Yolları.” Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi 20, no. 1 (2012): 103–32.

Yağbasan, Hicabi. “Medeni Usul Hukuku Kuralları Çerçevesinde Tüketici Hakem Heyetlerinde Ortaya Çıkan Bazı Usuli Sorunlar.” Selçuk Üniversitesi Adalet Meslek Yüksekokulu Dergisi 1, no. 2 (2019): 74–125.

İNTERNET KAYNAKLARI

https://legalbank.net/belge/y-15-hd-e-2019-1062-k-2019-2725-t-12-06-2019/3545913/E++2019_1062+K++2019_2725+ (son erişim tarihi: 06.06.2021)

https://www.citizensadvice.org.uk/consumer/get-more-help/how-to-use-an-ombudsman-in-england/ (son erişim tarihi: 06.06.2021)

https://www.consumentenbond.nl/juridisch-advies (son erişim tarihi: 06.06.2021)

https://www.arn.se/om-arn/Languages/english-what-is-arn/ (son erişim tarihi: 06.06.2021)

https://legalbank.net/belge/y-13-hd-e-2008-4346-k-2008-7975-t-06-06-2008-tuketici-sorunlari-hakem-heyeti/362226/2008_4346  (son erişim tarihi: 11.06.2021)

https://legalbank.net/belge/y-13-hd-e-2015-4623-k-2015-8731-t-18-03-2015-itirazin-iptali-istemi/1499735/2015_4623+  (son erişim tarihi: 11.06.2021)

https://legalbank.net/belge/y-13-hd-e-2015-10571-k-2015-8738-t-18-03-2015-alacak-davasi/1464422/2015_10571 (son erişim tarihi: 11.06.2021)

https://legalbank.net/belge/y-3-hd-e-2017-9990-k-2019-3427-t-16-04-2019-tuketici-sorunlari-hakem-heyetinin-gorev-alanina-giren-b/3393482/2017_9990 (son erişim tarihi: 11.06.2021)

https://www.lexpera.com.tr/resmi-gazete/metin/RG801Y2017N30130S20173  (son erişim tarihi: 11.06.2021)

7063 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2017/12/20171220-15.htm (son erişim tarihi: 11.06.2021)

Anayasa Mahkemesi, Esas: 2007/53, Karar: 2007/61, Tarih: 31.05.2007, https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2007/12/20071227-13.htm (son erişim tarihi: 06.06.2021)

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.6502.pdf (son erişim tarihi: 06.06.2021)

6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 68 İnci ve Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliğinin 6ncı Maddelerinde Yer Alan Parasal Sınırların Artırılmasına İlişkin Tebliğ, https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2020/12/20201226-7.htm (son erişim tarihi: 06.06.2021)

Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği, https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=20239&MevzuatTur=7&MevzuatTertip=5 (son erişim tarihi: 06.06.2021)

Tüketici Hakem Heyeti Raportörlüğü Yönetmeliği, https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=20240&MevzuatTur=7&MevzuatTertip=5 (son erişim tarihi: 06.06.2021)

Tüketici Hakem Heyetleri Bilirkişilik Yönetmeliği, https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2020/07/20200709-8.htm (son erişim tarihi: 06.06.2021)

You Might Also Like

Leave a Reply

Back to top