Sosyal Medyada Fikri Hak İhlalleri ve Bunlara İlişkin Düzenlemeler

1.      FİKRİ HAK KAVRAMI

Hukukumuzda, belirli nitelikleri haiz fikir ürünleri (eserler) koruma altına alınmıştır. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu m. 1/B’ye göre eser, sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserlerinden birine dahil olan her nevi fikir ve sanat mahsulleri olup sınırlı sayı ilkesine (numerus clausus) tabidir. Dolayısıyla, kanunda zikredilen eser gruplarından hiçbirinin kapsamında olmayan bir fikri ürünün FSEK çerçevesinde korunabilmesi mümkün değildir. Bunun yanında, müstakil eser sahibinin haklarına zarar vermeden vücuda getirilen ve işleyenin hususiyetini taşıyan işleme ve derlemelerin de eser olarak kabul edildiğini belirtmemiz gerekmektedir.[1] Bu değerlendirmeye göre bir fikir ve sanat ürününün eser olarak kabul edilip koruma altına alınabilmesi için şu niteliklere[2] sahip olması gerekmektedir:

  1. Sahibinin hususiyetini taşıması,
  2. Şekillenmiş olması,   
  3. Kanunda sayılan eser türlerinden birine dahil olması ve
  4. Fikri bir çabanın sonucu olması.

Bu özellikleri taşıyan fikri ürünlerin bir eseri meydana getirmesiyle, telif koruması kendiliğinden doğmaktadır.[3] Bu telif koruması eser sahibine, hayatı boyunca ve ölümünden itibaren 70 yıl süreyle mutlak bir koruma sağlayacak ve söz konusu eser üzerinde tekel hakkı verecektir.

Eser sahibi, eseri kendi hususiyetiyle şekillendiren ve ortaya çıkaran kimsedir.[4] Hususiyet kavramı kısaca, eserin düşüncede ya da şekilde orijinalliğe ve yaratıcılığa[5] sahip olmasıdır.  Eser sahibinin eseri meydana getirmesiyle birlikte, eser üzerinde manevi ve mali olarak ikiye ayrılan bazı mutlak hakları doğmaktadır. Bu haklar esasen bir bütün oluşturmaktadır ve eser sahipliği hukuki durumundan doğan tek bir hakkın sağladığı farklı yetkilerden ibarettir.[6]

Manevi haklar; ekonomik olmayan, eser sahibinin yarattığı eser üzerinde kişiliği ile doğrudan bağlantılı olan, yalnızca eser sahibi tarafından kullanılabilen, başkasına devredilemeyen ve feragat edilemeyen sınırlı sayıda haklardır. Manevi hakları medeni hukukta kişiye sıkı sıkıya bağlı haklara benzetmek mümkündür.[7] Bu haklar kanunda eseri umuma sunmak (FSEK m. 14), eser sahibi olarak adının belirtilmesini istemek (FSEK m. 15), eserde değişiklik yapılmasını engellemek (FSEK m. 16), eser sahibinin zilyet ve malike karşı hakları (FSEK m. 17) olmak üzere tahdidi olarak sayılmaktadır.

Mali haklar ise eser sahibinin eser üzerinde bulunan ekonomik haklarıdır. Eser sahibi bu hakkını bir başka gerçek veya tüzel kişiye devredebilir ya da kullandırılabilir.[8] Mali haklar da kanunda işleme hakkı (FSEK m. 21), çoğaltma hakkı (FSEK m. 22), yayma hakkı (FSEK m. 23), temsil (FSEK m. 24), işaret ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı (FSEK m. 25) olmak üzere tahdidi olarak sayılmaktadır.

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 6. Maddesinde işleme eserler örnek olarak sayılmıştır. Buna göre, “…tercümeler; roman, hikâye, şiir ve tiyatro piyesi gibi eserlerden birinin bu sayılan nevilerden bir başkasına çevrilmesi; musiki, güzel sanatlar, ilim ve edebiyat eserlerinin film haline sokulması veya filme alınmaya ve radyo ve televizyon ile yayıma müsait bir şekle sokulması; musiki aranjman ve tertipleri; güzel sanat eserlerinin bir şekilden diğer şekillere sokulması; bir eser sahibinin bütün veya aynı cinsten olan eserlerinin külliyat haline konulması; belli bir maksada göre ve hususi bir plan dahilinde seçme ve toplama eserler tertibi; henüz yayımlanmamış olan bir eserin ilmi araştırma ve çalışma neticesinde yayımlanmaya elverişli hale getirilmesi; başkasına ait bir eserin izah veya şerhi yahut kısaltılması; bir bilgisayar programının uyarlanması, düzenlenmesi veya herhangi bir değişim yapılması; belli bir maksada göre ve hususi bir plan dahilinde verilerin ve materyallerin seçilip derlenmesi sonucu ortaya çıkan ve bir araç ile okunabilir veya diğer biçimdeki veri tabanları; istifade edilen eserin sahibinin haklarına zarar getirmemek şartıyla oluşturulan ve işleyenin hususiyetini taşıyan işlenmeler, eser sayılır.”

Yine aynı kanunun 21. Maddesi gereğince, “Bir eserden, onu işlemek suretiyle faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir.” Bu nedenle mali haklar kategorisi altında sayılan eserin işlenmesi (bir eserden yararlanılarak başka bir eser meydana getirmek), derlenmesi, çoğaltılması, yayılması, temsili ve umuma iletimi ancak eser sahibinden usulüne uygun olarak alınan izin (devir veya lisans) ile gerçekleştirilebilir.[9] Bu devir veya lisans işlemlerinin, şekil şartlarına uygun olarak hazırlanmış bir sözleşme ile yapılması gerekmektedir.

Oldukça sınırlı da olsa eser sahibi ile yapılacak sözleşme zorunluluğunun ortadan kalktığı haller de vardır.[10] Üçüncü kişilere eser sahibinden izin almaksızın eserden yararlanma hakkı veren bu istisnai durumlar, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda üç başlıkta sıralanmaktadır:

  1. Kamu düzeni: Eser sahibine tanınan haklar eserin ispatı maksadıyla mahkeme ve diğer resmi makamlar huzurunda yapılan işlemlere konu olabilecektir.
  2. Genel menfaat: Mevzuat, içtihatlar ve nutuklar, temsil serbestisi, eğitim ve öğretim için seçme ve toplama eserler, iktibas serbestisi, gazete ve haber içerikleri.
  3. Özel menfaat: Bütün fikir ve sanat eserlerinin, kâr amacı güdülmeksizin şahsen kullanmaya mahsus çoğaltılması mümkündür. Ancak, bu çoğaltma hak sahibinin meşru menfaatlerine haklı bir sebep olmadan zarar veremez ya da eserden normal yararlanmaya aykırı olamaz.
 
2.     SOSYAL MEDYADA FİKRİ HAKLAR

Son yıllarda inanılmaz bir hızla gelişen iletişim ve bilgisayar teknolojileri; gazete, radyo ve televizyon gibi konvansiyonel medya elementlerini kökten değiştirmiş ve dönüştürmüştür. Bu değişim sürecinde, internet üzerinden dijital teknolojiyle üretilen medya, yeni medya olarak anılmaya başlanmıştır. Hayatımıza damgasını vuran yeni medyada, belki de en popüler alan sosyal medya mecralarıdır.[11] 2020 verilerine göre, Türkiye’de 54 milyon kişi sosyal medya kullanmakta ve insanlar günün 7 saat 29 dakikasını internet kullanarak, 2 saat 51 dakikasını ise sosyal medya kullanarak geçirmektedir.[12]

Yeni medyanın hızla gelişmesi ile birlikte kişiler, sosyal ağlar üzerinden yazı, resim, müzik, video ve buna benzer birçok ögeyi paylaşabilme imkanına sahip olmuştur. Eserlerin dijitalleşmesinin de etkisiyle bu içerikler çok hızlı şekilde paylaşılabilmektedir.[13] Sosyal paylaşım platformlarındaki bireyler, paylaşılan içeriklerin hem alıcısı hem üreticisi hem de yayıncısı konumundadır.[14] Bu kavramların iç içe geçmiş olması, telif hakları noktasında birçok problemi de beraberinde getirmektedir.

Sosyal medyada telif hakları ihlali teşkil edebilecek eylem ve davranışları üç kategori altında toplamak söz konusu olabilir:[15]

  • Kendi yarattıkları orijinal fikri ürünleri sosyal medya sitelerinde paylaşabilirler,
  • Başka bir kişinin eserinden yararlanmak suretiyle kendi eserlerini yaratıp paylaşabilirler,
  • Başka bir kişinin eserini doğrudan paylaşabilirler.

Sosyal medyadaki bu eylem ve davranış biçimlerinin esnekliği ile telif hakları hukukunun halihazırda uygulanan oturmuş hükümlerinin uyum sağlayamıyor olması ve bu sebeple sosyal medya siteleri ile içerik sağlayıcıların hukuki ihtilaflarla karşı karşıya kalması, sosyal medyada telif hakları hususundaki tartışmaların temel sebebidir. Nitekim kullanıcılar sosyal medyada başkalarının eserlerini veya bu eserlerden yararlanarak yaratmış oldukları işleme eserleri paylaşırken, çoğu zaman bunları paylaşmanın beraberinde getireceği hukuki ve cezai sorumluluktan habersizdir.[16]

Eser sahibi bakımından konuya yaklaştığımızda; sosyal medyada paylaşılan eserin daha sonra başka kişiler tarafından aynı ya da farklı mecrada yeniden paylaşılması, eserin eser sahibinin istemediği şekillerde işlenerek başka bir eser olarak paylaşılması, eser üçüncü kişiler tarafından paylaşılırken eser sahibinin adının silinmesi gibi durumlar ciddi telif hakkı ihlalleri doğurmaktadır.[17]

2.1. UYAR-KALDIR SİSTEMİ (NOTICE AND TAKEDOWN)

Uyar-kaldır (notice and takedown) sistemi, ilk kez Amerika’da Dijital Binyıl Telif Hakkı Yasası (Digital Millennium Copyright Act) ile 1998 yılında ortaya çıkmış ve dünyaya yayılmıştır.[18] Ülkemizde ise Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Ek Madde 4/3’te “dijital iletim de dahil olmak üzere işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla servis ve bilgi içerik sağlayıcılar tarafından eser sahipleri ile bağlantılı hak sahiplerinin bu kanunda tanınmış haklarının ihlâli halinde, hak sahiplerinin başvuruları üzerine ihlâle konu eserler içerikten çıkarılır. Bunun için hakları haleldar olan gerçek veya tüzel kişi öncelikle bilgi içerik sağlayıcısına başvurarak üç gün içinde ihlâlin durdurulmasını ister. İhlâlin devamı halinde bu defa, Cumhuriyet savcısına yapılan başvuru üzerine, üç gün içinde servis sağlayıcıdan ihlâle devam eden bilgi içerik sağlayıcısına verilen hizmetin durdurulması istenir…” hükmüyle uyar-kaldır sistemine atıfta bulunulmuştur.[19] Bunun yanında, uyar-kaldır sisteminin bir örneğini de 5651 sayılı “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun” un 9. Maddesinde görmekteyiz.[20]

Hukukumuzda her ne kadar uyar-kaldır sistemi benimsenmişse de uygulama safhasında esasında daha ölçülü olan bu yöntem kullanılmak yerine son çare olarak görülmesi gereken ve sansür riskini de beraberinde getiren erişimin engellenmesi kararları verilmektedir.[21] Nitekim bu erişimin engellenmesi kararlarının da yalnızca ihlalin gerçekleştiği URL adresi için değil, çoğunlukla tüm internet sitesini kapsayacak şekilde verildiği bir gerçekliktir.

Bu noktada, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarında da görüleceği üzere erişimin engellenmesi kararları temel hak ve özgürlüklerin sınırlanması anlamına gelmektedir. Dolayısıyla bu müdahalenin elverişli, orantılı ve yerinde olup olmadığının denetime tabi tutulması gerekmektedir.[22] Biz de bu görüşe katılmaktayız.

2.2. ÖRNEK KARARLAR
i.               PLAYBOY ENTERPRISES, INC. V. FRENA[23]

Amerikan mahkemelerinde görülen bu davada özetle, bir kullanıcı Playboy’a ait bir fotoğrafı, Frena isimli servis sağlayıcı aracılığıyla herkese açık şekilde internete yüklemiştir. Bunun üzerine Playboy Enterprises firması, söz konusu fotoğrafın telif haklarıyla korunduğunu bildirmiş ve Frena’dan içeriği kaldırmasını talep etmiştir. Ancak Frena, fotoğrafın üçüncü bir kişi tarafında yüklenmiş olduğunu, her gün milyonlarca kullanıcının yüklediği içeriği kontrol edebilmelerinin olanaksız olduğunu, ayrıca kullanıcının yüklemiş olduğu içeriği kaldırmanın kullanıcı ile aralarındaki sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğini bildirerek talebi reddetmiştir.

Bunun üzerine Playboy, Frena’ya dava açmıştır. Mahkeme, servis sağlayıcısının kullanıcıların yüklemiş olduğu içerikleri tek tek kontrol edebilmesinin olanaksız olduğunu kabul etmiş ancak telif hakkı sahibinin bu durumu servis sağlayıcısına bildirdiği andan itibaren servis sağlayıcısının bu ihlalden haberinin olduğunu, dolayısıyla telif hakkı ile korunan ve hak sahibinin rızası olmadan paylaşılan içeriği kaldırmayarak hak ihlaline ortam hazırladığı gerekçesiyle Frena’nın telif hakkı ihlalinden sorumlu olduğuna hükmetmiştir.[24]

ii.             AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ, AHMET YILDIRIM V. TÜRKİYE

(BAŞVURU NO: 3111/10)[25]

Söz konusu dava, “Google Sites” yer sağlayıcısı kapsamında açılan ve Atatürk’ün anısına hakaret nedeniyle sahibinin ceza davasına konu olduğu bir internet sitesine erişimin engellenmesine dair verilen bir mahkeme kararıyla ilgilidir. Siteye erişimin engellenmesine ilişkin alınan bu tedbir, aynı zamanda “Google Sites” kapsamında açılan diğer tüm sitelere erişimin engellenmesine neden olmuştur. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB), “Google Sites” isimli yer sağlayıcısı siteye erişimi tamamen engellemiş̧ ve bu nedenle başvuran Yıldırım’ın kendi sitesine erişimi imkânsız hale gelmiştir.

AİHM, bir bilgi kaynağına erişimin kısıtlanması kararının, sadece internete erişime ilişkin yasağa sınırlama getiren ve muhtemel bir kötüye kullanma durumuna karşı hukuki kontrol güvencesi sunan katı bir yasal çerçevede verildiği takdirde Sözleşme ile uyumlu olduğunu hatırlatmaktadır. AİHM’e göre, söz konusu tedbir kararı, keyfi sonuçlar doğurmuştur. Ayrıca, siteye erişimin engellenmesine ilişkin hukuki kontrol, kötüye kullanma durumlarından kaçınmak amacıyla yeterli şartları taşımamaktadır. Sonuç̧ olarak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi oybirliğiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesinin (ifade özgürlüğü) ihlal edildiği sonuca varmıştır.

iii.            AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ, CENGİZ VE DİĞERLERİ V. TÜRKİYE

(BAŞVURU NO: 48226/10 VE 14027/11)[26]

Ankara Sulh Ceza Mahkemesi 5 Mayıs 2008 tarihli kararıyla, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 8. maddesinin 1. fıkrasının b) bendi ile 2, 3 ve 9. fıkralarına dayanarak, “http://www.youtube.com” isimli sitesine ve bu siteye erişimi sağlayan IP 208.65.153.238-208.65.153.251 adreslerine erişimin engellenmesine karar vermiştir. Ankara Sulh Ceza Mahkemesi özellikle, söz konusu sitede yer alan on sayfanın (on adet video dosyası) içeriği nedeniyle 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun’u ihlal ettiği kanaatine varmıştır. 

Erişim yasağı 5651 sayılı kanunun 8(1) maddesi uyarınca verilmiş olsa da AİHM’e göre, belirtilen kanun içeriği nedeniyle bir internet sitesinin tamamen kapatılmasına imkân vermemektedir. Belirtilen madde Mahkemeye göre, suç şüphesi içeren spesifik yayınlara uygulanabilecektir, dolayısıyla anılan madde kullanılarak Youtube’a erişimi tamamen engelleyen erişim yasağı konulması yerinde değildir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, yukarıda sayılan nedenlerle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesinde yer alan ifade özgürlüğü maddesinin ihlal edildiği kanaatine varmıştır.

iv.            ANAYASA MAHKEMESİ, WIKIMEDIA FOUNDATION INC. VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(BAŞVURU NO: 2017/22355)[27]

Ankara 1. Sulh Ceza Hâkimliği BTK (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) tarafından onaya sunulan erişimin engellenmesi kararını aynı tarihte onaylamıştır. Hâkimliğin gerekçesi şöyledir:

“Hâkimliğimizce yapılan inceleme sonucunda talebe konu edilen … adreslerinde paylaşılan içeriklerin 5651 sayılı Kanunun 8/A maddesi kapsamında, terörü öven, şiddette ve suça teşvik eden kamu düzenini ve milli güvenliği tehdit eden, yaşam hakkı ile kişilerin can ve mal güvenliğinin korunması, suç işlenmesinin  önlenmesine bağlı olarak içeriklere erişimin engellenememesi nedeniyle internet sitesinin tümüne yönelik erişimin engellenmesine dair tedbir kararının, 5651 sayılı Kanunun 8/A maddesinin 2. fıkrası uyarınca onaylanmasına, belirtilen URL adreslerindeki içeriklere erişimin engellenmesi halinde hedeflenen amaç gerçekleşmiş olacağından “www.wikipedia.org” adlı internet sitesine tümden erişimin kaldırılmasına dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.”

Anayasa Mahkemesi kararına göre, ifade özgürlüğünün ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Bu kapsamda yapılması gereken iş yeniden yargılama kararı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

v.              ANAYASA MAHKEMESİ, YAMAN AKDENİZ VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(BAŞVURU NO: 2014/3986)[28]

Başvurucular kullanıcısı oldukları “twitter.com” isimli internet sitesinin kişilik haklarının ve özel hayatın gizliliğinin ihlali nedenleriyle erişiminin engellenmesine dair Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) işlemi nedeniyle Anayasa’nın 26., 27., 40. ve 67. maddelerinin ihlal edildiğini ve anılan işleme karşı etkili bir yargı yolu bulunmadığını ileri sürmüşlerdir.

Anayasa’nın 13. maddesine göre temel hak ve özgürlüklere ilişkin sınırlandırmalar kanunla öngörülmeli ve sınırlamalar kanuna uygun olmalıdır. Somut olayda, erişimin engellenmesinin URL bazında değil de tüm bir siteye yönelik erişimin engellenmesi şeklinde uygulandığı görülmektedir. 5651 sayılı Kanun’da yer alan düzenlemeler dikkate alındığında TİB’in kararına dayanak gösterdiği mahkeme kararlarını aşan ve milyonlarca kullanıcısı bulunan bir sosyal medya ağı olan “twitter.com” sitesine erişimin tamamen engellenmesini öngören işlemin kanuni dayanağının bulunmadığı ve bu sosyal paylaşım sitesine erişimin kanuni dayanağı olmaksızın ve sınırları belirsiz bir yasaklama kararı ile engellenmesinin demokratik toplumların en temel değerlerinden biri olan ifade özgürlüğüne ağır bir müdahale oluşturduğu açıktır. Bu nedenlerle AYM başvurucuların Anayasa’nın 26. maddesinde korunan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar vermiştir.

vi.            YARGITAY 11. HD, E. 2014/902, K. 2014/11631[29]

Davacı, yüksek lisans tez çalışması olan … adlı kitabın, davalının “www. … com” isimli internet sitesinde izinsiz ve telif bedeli ödemeksizin yayınlandığını ileri sürerek; tecavüzün tespitini, yayının durdurulmasını, maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı, 5651 sayılı kanun uyarınca, yer sağlayıcı sıfatını haiz davalının sorumluluğunun bulunmadığını; davacının, hukuka aykırılığı iddia edilen içeriğin çıkartılması hususunda bildirim yapmadığını, kullanıcılardan ücret alınmadığını ve dava konusu eserin yayınlanması nedeni ile kazanç sağlamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesi davacı lehine maddi ve manevi tazminata hükmetmiştir.

Yargıtay ise yer sağlayıcı olan davalının hukuki sorumluluğunun 5651 sayılı Kanun hükümleri ile 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun ek 4. Maddesi kapsamında tespit edilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.

2.3. CREATIVE COMMONS – SOME RIGHTS RESERVED

Creative Commons (CC), telif haklarında esneklik sağlayarak eser paylaşımını yaygınlaştırmaya olanak veren ve bu amaçla herkesin kullanımına açık, ücretsiz lisanslar topluluğu sunan, kâr amacı gütmeyen bir harekettir.[30]  Creative Commons lisansı “All Rights Reserved” (Tüm Hakları Saklıdır) yerine “Some Rights Reserved” (Bazı Hakları Saklıdır) yaklaşımı ile çalışmaktadır.[31]

Creative Commons sisteminde, eserin kullanım koşulları eser sahibi tarafından tek taraflı bir irade beyanıyla karşı tarafa iletilmekte, kullanıcı ise bunu onaylayarak eseri telif hakkına uygun şekilde kullanabilmektedir.[32]

Creative Commons’da dört temel atıf sistemi mevcuttur.[33]

Atıf – Attribution (BY), Tüm CC lisanslarında eser sahibine atıf yapma şartı vardır.
Aynı lisansla paylaş – Share A Like (SA), Eseri kullananların, eserlerini aynı şekilde lisansladıkları sürece kopyalama, yayma, işleme hakkını vardır. Başka şekilde lisanslamak isterlerse eser sahibinin izni gerekir.
Ticari değil – Non Commercial (NC), Eseri kullananlar eseri ticari amaçla kopyalayamaz, işleyemez ve yayamazlar. Ticari amaçla kullanabilmeleri için eser sahibinin izni gerekir.
İşlenemez – No Derivatives (ND), Eseri kullananlar kopyalama ve yayma hakkına sahiptir ancak eseri işleyebilmeleri için eser sahibinin izni gerekir.

Bu dört temel sistemden birkaç tanesinin bir araya gelmesiyle de eserler için 6 farklı lisans kombinasyonu meydana gelmektedir.

2.4. PEER TO PEER (P2P) AĞLARI

Günümüzde P2P sistemi sayesinde film, müzik, bilgisayar programları gibi verileri kolayca paylaşmak mümkün hale gelmiştir. P2P sisteminde, eserin dijital bir kopyası hazırlanır ve bu kopya genellikle bir veri tabanına yüklenerek paylaşıma açılır (upload). Milyonlarca kullanıcısı olan bu veri tabanları sayesinde diğer kullanıcılar paylaşıma açılan dijital verileri bulabilmekte ve birbirleri arasında dosya transferi gerçekleştirerek kendi cihazlarına indirme işlemi yapabilmektedir (download).[34] Bu noktada, veri paylaşımı gerçekleştiren kişilerin bu dijital eserlerin hem üreticisi hem de alıcısı olduğunu görmekteyiz.

P2P ağları, dijital veri transferini oldukça basitleştirerek veri aktarımında yepyeni bir sayfa açmış ancak bir yandan da çok ciddi telif hakkı ihlallerine sebebiyet vermiştir.

P2P sisteminin fikir ve sanat eserleri hukukuna etkisine yönelik öncü davalardan biri MP3 formatında müzik paylaşımı yapılabilen “Napster”a açılan davadır. Davada, MP3 müzik dosyalarının “Napster” sunucularında tutulması ve diğer kullanıcıların bu dosyaları kopyalamak suretiyle kendi bilgisayarlarına indirmeleri söz konusudur.[35] Mahkeme, dosyaları bilgisayarına indirenlerin doğrudan ihlal yaptığına, verileri sunucusunda bulunduran ve veri paylaşımını yöneten “Napster”ın ise dolaylı olarak ihlal yaptığına hükmederek “Napster”ı sorumlu bulmuştur.[36]

2.5.FAIR USE (ADİL KULLANIM) DOKTRİNİ

Anglo-Amerikan hukuk sisteminde yargı kararlarıyla oluşturulmuş telif hakları sınırlamaları “fair use” doktrini olarak adlandırılmaktadır. Fair use doktrini, eserlerin eser sahibinin izni aranmaksızın kısıtlı şekilde kullanımına izin vermektedir.[37]  Amerikan telif hakları hukukunu düzenleyen The Copyright Act of 1976 §107’de fair use düzenlenmektedir. Maddeye göre, adil kullanım telif hakkıyla korunan eserin eleştiri, habercilik, eğitim, bilim ya da araştırma amaçlarıyla kullanılabilmesini mümkün kılmaktadır. Aynı zamanda maddede adil kullanımın söz konusu olup olmadığını belirlemek için dört kriter verilmektedir. Bu kriterler[38];

  • Eserin kullanım amacı ve niteliği (örneğin ticari amaçlı olması ya da eğitim gibi kar gütmeyen amaçlı olması),
  • Eserin yapısı (örneğin kurgusal ya da gerçeklere dayalı olması),
  • Orijinal eserin ne kadarının kullanıldığı ve kullanılan kısmın eserin tamamına göre önemi,
  • Eserin kullanımının eserin değeri ya da potansiyel değeri üzerindeki etkisidir.

Bu kriterlere göre adil kullanım söz konusu olduğunda, kişiler eser sahibinin iznini almaksızın eserden faydalanabilmektedir.[39]

Türk Hukuku’nda bu doktrine benzer bir kavram olan şahsi kullanım istisnasına[40], Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 38. Maddesinde değinilmiştir: “Bütün fikir ve sanat eserlerinin, kâr amacı güdülmeksizin şahsen kullanmaya mahsus çoğaltılması mümkündür. Ancak, bu çoğaltma hak sahibinin meşru menfaatlerine haklı bir sebep olmadan zarar veremez ya da eserden normal yararlanmaya aykırı olamaz.”

2.6. ÖRNEK KARARLAR
i.               AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ, ASHBY DONALD VE DİĞERLERİ V. FRANSA

(BAŞVURU NO: 36769/08)[41]

Mahkeme, bu kararıyla telif hakları hukuku temelinde illegal şekilde dağıtıma ya da telifle korunan bir belgenin kamusal iletişime konu olmasına dayanan bir mahkumiyete ilişkin bir şikâyet hakkında tarihinde ilk defa davanın esasına girerek, meselenin Sözleşme’nin 10. maddesince korunan ifade özgürlüğüne bir müdahale oluşturabileceğine açıklık getirmiştir.

İnternette telif hakkı ihlali durumunda Mahkeme yetkili makamlara geniş bir takdir yetkisi bırakmıştır. Ashby Donald ve diğerleri/Fransa davasında, moda fotoğrafçısı olan iki başvurucu, 2003 yılındaki moda şovunda başvuruculardan birinin çektiği fotoğrafların, ilgili moda evlerinin izni olmaksızın bu iki başvurucu tarafından işletilen bir moda şirketinin internet sitesinde yayınlanmasının akabinde, telif hakkının ihlal edilmesi sebebiyle mahkûm edilmişlerdir.

Mahkeme, kararında Paris İstinaf Mahkemesi’nin başvurucuların telif hakkı sahibinin izni olmaksızın fotoğrafları dağıttıkları ve sundukları ve böylece başkalarının fikri mülkiyet haklarını ihlal ettikleri tespitine göndermede bulunmuştur: “başvurucular kasten davacıların fotoğraflarını telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın yayınlamıştır. Bu yüzden sistemin basın özgürlüğüne yönelik taahhütlerine saygı gösterilmediği olgusuna dayanarak sorumluluktan kaçamazlar ve telif hakkı ihlali bakımından suçludurlar. “

ii.             AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ, DELFI AS / ESTONYA

(BAŞVURU NO: 64569/09)[42]

Bu dava, Mahkemenin internette kullanıcıların ifadelerine bir şikâyeti incelediği ilk davadır.

Başvuran şirket, Estonya’nın en büyük internet portallarından birinin sahibidir. 2006 yılında, bir feribot şirketine ilişkin olarak portalda yayımlanan makalenin ardından, makalenin altına, feribot şirketinin sahibine karşı kişisel tehdit ve hakaret içeren yorumlar yapılmıştır. Başvuran şirkete karşı hakaret davası açılmıştır. Dava sonucunda, şirketin 320 avro tazminat ödemesine karar verilmiştir. 

AİHM’e göre, başvuran şirket tarafından portalında yasadışı yorum yapılmasını önlemek için alınan tedbirlere ilişkin olarak, büyük haber portallarının nefret söyleminin ve şiddeti teşvik eden söylemlerin yayılmalarını sınırlamak için etkili tedbir alma yükümlülükleri, “özel sansür “ile eş tutulamaz. Nefret söylemi ve şiddete teşvik eden söylemler içeren yorumlarla başa çıkmak amacıyla, başvuran şirketin sitesinde ilgililerin hak ve çıkarlarını dengelemek için uygun bir araç̧ olan belirli mekanizmalar olmasına rağmen, yasadışı yorumlar sekiz hafta boyunca yayında kaldığı için davanın kendine has koşulları içinde bu mekanizmalar yetersiz kalmıştır. Yerel mahkemelerin başvuran şirkete sorumluluk yüklemeleri ilgili ve yeterli gerekçelere dayanmıştır ve ifade özgürlüğü hakkına orantısız bir sınırlama teşkil etmemektedir.

iii.            “DANCING BABY” DAVASI[43]

Bir Anglo-Amerikan hukuk sistemi kurumu olan Fair Use (Adil Kullanım) Doktrininden bahsetmiştik. Özetlemek gerekirse fair use doktrini, eserlerin eser sahibinin izni aranmaksızın kısıtlı şekilde kullanımına izin verilmesidir.

Söz konusu dava, 7 Şubat 2007’de davalı Stephanie Lenz’in iki çocuğunun mutfakta dans etmelerini gösteren 29 saniyelik amatör bir ev videosunu Youtube’a yüklemesiyle ilgilidir.[44] Çocuklar dans ederken arka planda ABD’li şarkıcı Prince’in “Let’s Go Crazy” şarkısı çalmaktadır. Videonun yayınlanmasının ardından Prince’in o dönemdeki temsilcisi “Universal Music Group”, Youtube’a “Dijital Milenyum Telif Hakkı Yasası” kapsamında bir uyarı gönderir ve Lenz’in Youtube’da yayınlanan amatör videosunun, Prince’in “Let’s Go Crazy” şarkısından kaynaklanan haklarını ihlal ettiğini iddia eder.

Ancak gerek Bölge Mahkemesi gerekse de Temyiz Mahkemesi, adil kullanımın kanunen tanınan bir yetki olduğu görüşüne ulaşmıştır: “Adil kullanım kanunda sadece istisna olarak tanımlanmamıştır, kanunen tanınmış̧ bir yetkidir… Telif hakkına konu bir eserin adil kullanımı tecavüz teşkil eden bir kullanım biçimi değildir.”

Temyiz Mahkemesi bundan sonra, “Adil kullanımın kanunen tanınmış bir yetki olması nedeniyle, telif hakkı sahibinin yayından kaldırma uyarısı göndermeden önce kullanımın adil kullanım olup olmadığını değerlendirmeye alması gerektiğini” belirtmiştir.

iv.            “MONKEY SELFIE” DAVASI[45]

2011 yılında İngiliz doğa fotoğrafçısı David Slater, makak cinsi maymunların fotoğraflarını çekmek amacıyla Endonezya’ya gider. Çekimler sırasında, iddiasına göre bilinçli olarak tripod üzerinde kamerasını ayarlar ve uzaktan çekim yapmayı sağlayacak kumandayı maymunların erişebileceği bir noktaya bırakır. Dişi bir makak maymunu kumandaya yanaşır ve kendisinin birkaç fotoğrafını çeker. David Slater maymunun çektiği birkaç fotoğrafı “Monkey Selfie” adıyla yayınlar ve fotoğrafların yayın lisansını “Caters News Agency” isimli bir ajansa verir. Slater, fotoğrafları maymun çekmiş olsa dahi fotoğraf makinesini kendisinin ayarlamış olması, teknik hususları kendisinin tasarlamış olması ve fikrin kendisine ait olması nedenleriyle fotoğrafın telif haklarının kendisine ait olduğunu düşünmektedir.

Wikipedia bağlantılı sitelerinden birisi olan Wikimedia Commons fotoğraflardan en çok ilgi göreni alır ve 2011 yılında online koleksiyonuna ekler. David Slater’ın kaldırma taleplerini ise fotoğrafı çekenin o olmadığını belirterek reddeder.

Bunun üzerine Amerika Birleşik Devletleri Telif Hakkı Ofisi, inceleme kılavuzunu güncelleyerek takip eden değerlendirmeyi kılavuzuna ekler: “Eser sahipliğine konu olabilecek bir eserden bahsedilmek için eserin bir insan tarafından yaratılmış̧ olması gerekir. Bu şartı yerine getiremeyen eserler telif hakkına konu olamaz.”

Tüm bu tartışmalar devam ederken bir anda PETA (Hayvanlara Etik Muamele İçin Mücadele Edenler) devreye girer. PETA’nın açtığı davada, davalılar fotoğrafçı David Slater ve yayıncısıdır. Davanın konusu ise selfieyi çeken (Naruto ismi takılan) maymunun telif haklarının ihlal edilmesidir. Ancak Slater’ın notlarına göre selfie çeken maymun dişiyken PETA’nın dilekçesindeki davacı Naruto erkek bir maymundur. Dolayısıyla, davalıya göre PETA davayı yanlış maymun adına açmıştır.

Dava, 28 Ocak 2016 tarihinde görülür ve hâkim William Orrick davanın reddine karar verir. Hâkime göre, mevcut mevzuat çerçevesinde hayvanlar telif hakkı sahibi olamaz.

v.              YARGITAY 11. HD, E. 2015/6175 K. 2015/13533[46]

Davacılar vekili, müvekkili …’ın diğer müvekkili …’ın üyesi olup, “Dediler Zamanla Hep Azalırmış Sevgiler, Olsun Bana Seninle Geçen Yıllarım Yeter” isimli şarkının söz yazarı olduğunu, şiirin mali haklarını takip ve temsil yetkisini diğer müvekkiline devrettiğini, davalı tarafın “…” isimli ürünün reklam ve tanıtımı için hazırladığı ve Facebook, Twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinde yayınladığı “21.12.2012 Dünyanın Sonu Geliyor DEDİLER OLSUN BANA SENİNLE GEÇEN YILLARIM YETER” şeklindeki dijital reklamda müvekkilinin eser sahibi olduğu şarkı sözlerini izinsiz, biçim ve bütünlüğünü bozarak, herhangi bir bedel ödemeksizin, yaklaşık 25 gün boyunca kullandığını, kullanımın manevi ve mali haklarını ihlal  ettiğini ileri sürerek dava etmiştir.

Yargıtay davacı lehine mali haklar nedeniyle tazminata ve manevi tazminata hükmedilmesini uygun bulmuştur.

vi.            YARGITAY 11. HD, E. 2018/5191 K. 2019/6332[47]

Davacı vekili, davacının yapımcı sıfatıyla 5846 sayılı FSEK m. 80 uyarınca hak sahibi olduğu “Pepee”, “Ayas” ve “Leliko” isimli çizgi filmlerinin muhtelif bölümlerinin davacıdan izin alınmadan davalının “www.izlesene.com” alan adlı internet sitesinin ön belleğine kaydedilerek/çoğaltılarak umuma iletildiğini ileri sürerek FSEK 66, 68 ve 69 uyarınca varsayımsal bedelin davalıdan tahsilini, hükmün ilanını, internet sitesine erişimin engellenmesini talep ve dava etmiştir.

Yargıtay, tecavüzün men’i ile davalı şirketin “www.izlesene.com” alan adlı internet sitesinde “PEPEE” çizgi filmlerini izinsiz olarak yayınlamaktan meni ve FSEK’in 68. maddesi gereğince 3 kat tazminat bedelinin tahsili ile ilgili kararları uygun bulmuş, bunun yanında ilgili linklere erişimin engellenmesine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.


[1] Karasu, Rauf & Suluk, Cahit & Nal, Temel, (2020), Fikri Mülkiyet Hukuku, 4. Baskı, Ankara, Seçkin, s. 40.

[2] Eliri, İsa, (2010), Güzel Sanat Eserlerinde Fikri Mülkiyet Hakları Ve Uygulamaları, In Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi (Issue 23), s. 65.

[3] Karasu, Rauf & Suluk, Cahit & Nal, Temel, s. 40.

[4] Bozgeyik, Hayri, (2014), Telif Hukukunda Eğitim İstisnası, I. Fikri Mülkiyet Hukuku Uluslararası Sempozyumu, s. 24.

[5] Çelik, Emrah, (2007), Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Kapsamında İnternet Ortamında Müzik Eserlerinin Sunumu Yolu ile Umuma İletim Hakkının İhlali, İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, s. 10.

[6] Turan, Hilal Selcen, (2012), Fikir Ve Sanat Eserlerinin Cezai Himayesi, 1. Baskı, Ankara, Seçkin, s. 64.

[7] Bayamlıoğlu, İbrahim Emre, (2007), Fikir ve Sanat Eserleri Hukukunda Teknolojik Koruma, Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, s. 106.

[8] Eliri, İsa, s. 69.

[9] Kaynak, Selva & Koç, Serhat, (2015), Telif Hakları Hukuku’nun Yeni Macerası: Sosyal Medya, Folklor/Edebiyat, Vol. 21, Issue 83, s. 392.

[10] Karasu, Rauf & Suluk, Cahit & Nal, Temel, s. 102.

[11] Zelan, Zeynep, (2015), Dijital Dünya, Sosyal Medya ve Fikri Haklar, s. 2.

[12] https://wearesocial.com/digital-2020, son erişim tarihi: 16.01.2021.

[13] Kocabey, Doğan, (2004), İnternette Fikri Hakların Korunması, Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, s. 20; Akipek, Şebnem & Dardağan, Esra, (2001), Sanal Ortamda Telif Hakları, Batider, 21(1), 47–80, S. 47.

[14] Medin, Burak, (2017), Dijitalleşen Dünyada Fikri Haklar Sorunu, Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 7(2), 51–68, s. 55.

[15] Kaynak, Selva & Koç, Serhat, s. 390.

[16] Kaynak, Selva & Koç, Serhat, S. 398.

[17] Kaynak, Selva & Koç, Serhat, s. 400.

[18] Tunç, Aybike, (2019), Örnek Uygulamalar Ve Türk Hukuku’nda Uyar/Kaldır Kuralı, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 9(17), 133–150, s. 135.

[19] Başlar, Yusuf, (2019), Fikir Ve Sanat Eserleri Kanunu’nun Ek Madde 4 Hükmünün İhlali Suçları, Ankara Barosu Dergisi, 4, 38–74, s. 47.

[20] İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşlar, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması hâlinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi ile içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak içeriğin çıkarılmasını ve/veya erişimin engellenmesini de isteyebilir.”, İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun, m. 9/1.

[21] Koç, Serhat, (2013), Hukuksal Bağlamda Sosyal Medya Analizi ve Kıyaslamalı Mevzuat Önerileri, İstanbul Bilgi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, s. 72.

[22] Bozbel, Savaş, (2008), 5651 Sayılı Kanuna İstinaden Bazı İnternet Sitelerine Erişimin Engellenmesi Tedbirlerine Eleştirel Bir Yaklaşım, E – Akademi, 72, Paragraf 17.

[23] Tunç, Aybike, s. 136; https://h2o.law.harvard.edu/cases/4474, son erişim tarihi: 16.01.2021.

[24] Bk. Religious Technology Center v. Netcom, https://law.justia.com/cases/federal/district-courts/FSupp/923/1231/1946287/, son erişim tarihi: 16.01.2021; Bk. Frank Music v. CompuServe Inc.

[25] http://hudoc.echr.coe.int/eng?i=001-115705, son erişim tarihi: 16.01.2021.

[26] http://hudoc.echr.coe.int/eng?i=001-159188, son erişim tarihi: 16.01.2021.

[27]https://kararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/BB/2017/22355?BasvuruAdi=WIKIMEDIA+FOUNDATION+INC.+VE+DİĞERLERİ, son erişim tarihi: 16.01.2021.

[28]https://kararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/BB/2014/3986?BasvuruAdi=YAMAN+AKDENİZ+VE+DİĞERLERİ, son erişim tarihi: 16.01.2021.

[29] Yargıtay, 11. HD, E. 2014/902, K. 2014/11631, T. 17.06.2014, https://legalbank.net/belge/y-11-hd-e-2014-902-k-2014-11631-t-17-06-2014-davacinin-yuksek-lisans-tez-calismasi-olan-kitabin-dava/1438457/2014_11631, son erişim tarihi: 16.01.2021.

[30] Bk. http://creativecommons.org.tr/hakkinda/, son erişim tarihi: 19. 01.2021.

[31] Bayamlıoğlu, Emre, (2006), Creative Commons: “Some Rights Reserved”,  http://ocw.boun.edu.tr/mod/resource/view.php?id=216, son erişim tarihi: 19.01.2021.

[32] Kaynak, Selva & Koç, Serhat, s. 404.

[33] http://creativecommons.org.tr/wp-content/uploads/2014/01/CC-sunum-intro.pdf, son erişim tarihi: 19.01.2021.

[34] Bayamlıoğlu, İbrahim Emre, s. 178.

[35] Bk. https://www.copyright.gov/rulings-filings/briefs/a-and-m-records-inc-v-napster-inc-nos-00-16401-and-00-16403-2000.pdf, son erişim tarihi: 18.01.2021.

[36] Bayamlıoğlu, İbrahim Emre, s. 179.

[37] “Özellikle 1841 yılında Folsom v. Marsh davasında verilen karar, adil kullanım doktrininin mihenk taşıdır. Kararın verildiği tarihte yürürlükte olan 1831 tarihli tadil edilmiş Telif Kanunu uyarınca, ihtilaf konusu kitaba ilişkin telif hakkının kapsamını basmak, tekrar basmak, yayımlamak ve satmak oluşturmaktadır ve bu kapsam oldukça dar yorumlandığından bir kitabın kısaltılarak yayınlanması telif hakkının ihlali sayılmamaktadır. Aynı şekilde bir romanın dramatize edilerek tiyatroya uyarlanması, tercümesi ve diğer türev eserlere dönüştürülmesi de ihlal oluşturmamaktadır.”, Bk. Sezgin Huysal, Ayşegül, (2017), “Dumb Starbucks” Ve ABD Hukukunda Adil Kullanım Doktrini, İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 4(1), 141–159, s. 144.

[38] https://www.copyright.gov/title17/title17.pdf, s. 19-20, son erişim tarihi: 18.01.2021.

[39] Sezgin Huysal, Ayşegül, s. 146.

[40] Çelik, Emrah, s. 101.

[41] http://hudoc.echr.coe.int/eng?i=001-170300, son erişim tarihi: 19.01.2021.

[42] http://hudoc.echr.coe.int/eng?i=001-155105, son erişim tarihi: 19.01.2021.

[43] http://cdn.ca9.uscourts.gov/datastore/opinions/2015/09/14/13-16106.pdf, son erişim tarihi: 18.01.2021; https://iprgezgini.org/2015/10/18/video-paylasiminda-adil-kullanim-ilkesinin-uygulanmasi-dancing-baby-davasi, son erişim tarihi: 18.01.2021. 

[44] Söz konusu video Ocak 2021 tarihi itibarıyla 1.991.888 görüntülenmeye sahiptir.

[45] http://files.courthousenews.com/2016/01/29/monkey%20selfie.pdf, son erişim tarihi: 18.01.2021; https://iprgezgini.org/2016/02/07/monkey-selfie-tartismasi-hayvanlar-telif-hakki-sahibi-olabilir-mi/, son erişim tarihi: 18.01.2021.

[46] https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/11-hukuk-dairesi-e-2015-6175-k-2015-13533-t-16-12-2015, son erişim tarihi: 18.01.2021.

[47] https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/11-hukuk-dairesi-e-2018-5191-k-2019-6332-t-9-10-2019, son erişim tarihi: 18.01.2021.

 

KAYNAKÇA

Akipek, Şebnem & Dardağan, Esra. (2001). Sanal Ortamda Telif Hakları. Batider, 21(1), 47–80.

Başlar, Yusuf. (2019). Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun Ek Madde 4 Hükmünün İhlali Suçları. Ankara Barosu Dergisi, 4, 38–74.

Bayamlıoğlu, Emre. (2006). Creative Commons: “Some Rights Reserved” http://ocw.boun.edu.tr/mod/resource/view.php?id=216

Bayamlıoğlu, İbrahim Emre. (2007). Fikir ve Sanat Eserleri Hukukunda Teknolojik Koruma. Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü.

Bozbel, Savaş. (2008). 5651 Sayılı Kanun’a İstinaden Bazı İnternet Sitelerine Erişimin Engellenmesi Tedbirlerine Eleştirel Bir Yaklaşım. E- Akademi, 72.

Bozgeyik, Hayri. (2014). Telif Hukukunda Eğitim İstisnası. I. Fikri Mülkiyet Hukuku Uluslararası Sempozyumu, 23.

Çelik, Emrah. (2007). Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Kapsamında İnternet Ortamında Müzik Eserlerinin Sunumu Yolu ile Umuma İletim Hakkının İhlali. İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü.

Eliri, İsa. (2010). Güzel Sanat Eserlerinde Fikri Mülkiyet Hakları ve Uygulamaları. In Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi (Issue 23) http://dergisosyalbil.selcuk.edu.tr/susbed/article/view/245

Karasu, Rauf & Suluk, Cahit & Nal, Temel. (2020). Fikri Mülkiyet Hukuku. 4. Baskı, Ankara, Seçkin.

Kaynak, Selva & Koç, Serhat. (2015). Telif Hakları Hukuku’nun Yeni Macerası: Sosyal Medya, Folklor/Edebiyat (Vol. 21, Issue 83) www.oecd.org/sti/38393115.pdf.

Kocabey, Doğan. (2004). İnternette Fikri Hakların Korunması. Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü.

Koç, Serhat. (2013). Hukuksal Bağlamda Sosyal Medya Analizi ve Kıyaslamalı Mevzuat Önerileri, (Türü: Yüksek Lisans). İstanbul Bilgi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü.

Medin, Burak. (2017). Dijitalleşen Dünyada Fikri Haklar Sorunu. Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 7(2), 51–68.

Sezgin Huysal, Ayşegül. (2017). “Dumb Starbucks” Ve ABD Hukukunda Adil Kullanım Doktrini. İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 4(1), 141–159.

Tunç, Aybike. (2019). Örnek Uygulamalar ve Türk Hukuku’nda Uyar/Kaldır Kuralı. Hasan Kalyoncu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 9(17), 133–150.

Turan, Hilal Selcen. (2012). Fikir ve Sanat Eserlerinin Cezai Himayesi. 1. Baskı, Ankara, Seçkin.

Zelan, Zeynep. (2015). Dijital Dünya, Sosyal Medya ve Fikri Haklar

İNTERNET KAYNAKLARI

http://hudoc.echr.coe.int/eng?i=001-115705 (son erişim tarihi: 18.01.2021)

http://hudoc.echr.coe.int/eng?i=001-159188 (son erişim tarihi: 18.01.2021)

https://kararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/BB/2017/22355?BasvuruAdi=WIKIMEDIA+FOUNDATION+INC.+VE+DİĞERLE Rİ (son erişim tarihi: 18.01.2021)

https://kararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/BB/2014/3986?BasvuruAdi=YAMAN+AKDENİZ+VE+DİĞERLERİ (son erişim tarihi: 18.01.2021)

https://wearesocial.com/digital-2020 (son erişim tarihi: 18.01.2021)

http://hudoc.echr.coe.int/eng?i=001-170300 (son erişim tarihi: 18.01.2021)

http://hudoc.echr.coe.int/eng?i=001-155105 (son erişim tarihi: 18.01.2021)

http://cdn.ca9.uscourts.gov/datastore/opinions/2015/09/14/13-16106.pdf (son erişim tarihi: 18.01.2021)

http://files.courthousenews.com/2016/01/29/monkey%20selfie.pdf (son erişim tarihi: 18.01.2021)

https://iprgezgini.org/2015/10/18/video-paylasiminda-adil-kullanim-ilkesinin-uygulanmasi-dancing-baby-davasi/ (son erişim tarihi: 18.01.2021)

https://iprgezgini.org/2016/02/07/monkey-selfie-tartismasi-hayvanlar-telif-hakki-sahibi-olabilir-mi/ (son erişim tarihi: 18.01.2021)

https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/11-hukuk-dairesi-e-2015-6175-k-2015-13533-t-16-12-2015 (son erişim tarihi: 18.01.2021)

https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/11-hukuk-dairesi-e-2018-5191-k-2019-6332-t-9-10-2019 (son erişim tarihi: 18.01.2021)

https://rm.coe.int/aihs-kapsam-nda-ifade-ozgurlugu/16808db5d5 (son erişim tarihi: 18.01.2021)

https://h2o.law.harvard.edu/cases/4474 (son erişim tarihi: 18.01.2021)

https://legalbank.net/belge/y-11-hd-e-2014-902-k-2014-11631-t-17-06-2014-davacinin-yuksek-lisans-tez-calismasi-olan-kitabin-dava/1438457/2014_11631 (son erişim tarihi: 18.01.2021)

https://www.copyright.gov/rulings-filings/briefs/a-and-m-records-inc-v-napster-inc-nos-00-16401-and-00-16403-2000.pdf (son erişim tarihi: 18.01.2021)

https://www.copyright.gov/title17/title17.pdf (son erişim tarihi: 18.01.2021)

http://ocw.boun.edu.tr/mod/resource/view.php?id=216 (son erişim tarihi: 18.01.2021)

http://creativecommons.org.tr/wp-content/uploads/2014/01/CC-sunum-intro.pdf (son erişim tarihi: 18.01.2021)

You Might Also Like

Leave a Reply

Back to top